Showing posts with label Bayram. Show all posts
Showing posts with label Bayram. Show all posts

Thursday, August 8, 2013

Iyi Bayramlar






Seker tadinda bir bayram diliyorum herkese...
Icinde bol miktarda mutluluk olsun, huzur olsun, muhabbet olsun, kahkaha olsun...
Ee daha ne olsun degil mi :)

Sunday, August 26, 2012

Cakma Pavlova yaptim

"Yemek pisirmek sanatsa pastacilik bilimdir" diye duymustum bir sef'in agzindan... Mutfaktaki her turlu etkinligi sevsem de pastacilik kisminin bende ayri bir yerinin olmasi bu sebepten herhalde :)

Adi beni en cok cezbeden tatlilardan biri Pavlova, bir digeri de Pesmelba sanirim, seviyorum boyle abidik gubidik seyleri :)
Pavlova ismini ilk duydugumda kesin Rus kokenlidir demistim ama yanilmisim :)))
Tarifi ararken tatlinin tarihi detaylarina gomuluverdim birden bire, megerse pek yakin bir cografyaya aitmis kendisi, Pavlova'nin kokeni Yeni Zellanda ve Avustralya'ya dayaniyormus...

Gecenlerde yaptigim bezeler basari ile sonuclaninca devaminda neler yapsam, elimdeki mereng tozunu nasil bitirsem diye dusunurken aklima geldi pavlova yapmak. Ancak tarifi biraz degistirdim, zira gercek pavlova tarifinde mereng tozu yerine bol bol yumurta aki vardi benim mereng tozu yine kalacak diye kendime gore uyarladim tarifi :) 

Ici icin krema hazirlamaya giristigim de farkettim ki elimde yalnis kremayi tutuyorum! O saatten sonra markete kim gidip dogru kremayi alicak tabii :) Icini de krema yerine dondurma ile doldurdum ki missss oldu. Tek dezavantaji yapar yapmaz yemek durumunda kaldik dondurmalar hemen erimeye basladigindan (hatta o sebepten fotograflarin isigini ayarlayamadim pek idare ediniz artik).
Velhasil disi farkli ici farkli olunca birtek gorunusu pavlova'ya benzedi, onun icin bende cakma pavlova dedim :).
Ama tadi tek kelimeyle muhtesemdi, soluksuz yedik kocakisisi ile ;)

Bunlarda yapim asamasinda cektigim diger fotograflar;

Oncelikle bezeleri hazirladigim gibi mereng karisimini hazirlayip torbaya doldurdum ve tepsiye canak seklinde SIKTIM. Yine bezelerde oldugu gibi 1 saat kadar en dusuk isida pisirdim veya aslinda kuruttum demek daha dogru oluyor bunlar icin, sonucta siviyi ucuruyoruz en dusuk isida :)
Sonrasinda da hava almayan bir kapta iyice kapatarak birkac gun saklayabilirsiniz sanirim, ama Singapur'un nemi ve sicaginda benimkiler ancak iki gun dayandi.



Oyle guzel oldu ki bu mereng canaklar, tek basina bile yenebilir veya daha bir suru farkli seyle icleri doldurulabilir ;)
 

Iste bu da mideye indirilmeden once ve dondurmalar erimeden once alelacele cektigim en son halleri :)


Mutlu pazarlar :)

Saturday, August 18, 2012

Iyi bayramlar


Bayram gelmis kapiya dayanmis bile...
Hos bizim buralarda ne bayram var ne de bayramlasacak insan ya, alistik artik bayramsizliga, bizde takiliyoruz oyle kendi kendimize :)
Hem zaten bana hergun bayram :)))


Hem adet yerini bulsun hemde bayram vesilesiyle kocakisisinin dogumgununde aldigim cici sekerligimi kullanayim dedim, rengarenk sekerleri doldurdum sekerligime :)

Gorunen o ki bir gunluk bayram tatilini evde oturup yiyip icerek gecirecegiz! Eh alisveris arabasini da doldurdugumuza gore mesele yok :))
Her ne kadar kapiya gelip bayramlasacak komsu cocuklari olmasa da biz iki cocuk ilk gunun sonuna kalmadan tuketiriz bunlari kesin :D 







Simdide gidip birazda bayram tatlisi falan hazirlayayim, hani bayramlasmaya gelen giden olmaz ama bize yemek icin bahane lazim iste :))

Herkese seker tadinda ve sevdikleriyle bir arada cok guzel bir bayram diliyorum simdiden ;)
Iyi bayramlar...

Wednesday, August 31, 2011

Bayram bu kadardi dagilin!

- Bayram tatili adindaki sey bize ayni haftada iki kez "Pazartesi Sendromu" yasatmaktan oteye gecemedi ne yazik ki :( Zira bir gun tatilden birsey anlamadigimiz gibi, ise baslama stresini hem Pazartesi hemde Carsamba olmak uzere iki kez yasadik. Hani dun calissam daha iyiydi, en azindan isler biraz hafiflerdi!

- Gecikmeli de olsa herkesin Ramazan ve Zafer bayramini kutlarim buralardan :)

-Bizimkiler geldi, gitti falan derken, son dakikada gezmelik birseylerde ayarlayamadim karmasadan :) eh gezemeyince sinirli oluyorum sanirim ben boyle :))

-Bizimkiler deyince deginmeden edemeyecegim; biz "uzatin geziyi bayramida burda beraber yapalim" dedikce "yoook gitmemiz lazim cok bile kaldik, akraba es dost bekler, hem bayrama ana babamizi gorelim, iyice yaslandilar bir dahaki bayrami ya gorurler ya goremezler" diye duygu somuruleri ile donduler memlekete. Kocakisisi "yahu onlari her bayram goruyorsunuz, bu bayramida biz ailemizle gecirelim iste gitmeyin, 5 yildir ayri bayram yapiyoruz" diye duygu somurusu yaptiysa da dinletemedi... gittiler.
Lakin Allahin sopasi yok ki :) Hayatlarinda ilk defa buyukanneler bir bayram tatilinde yaz tatiline gitmeye karar vermisler :))) hemde dayilari da alip :) Bizi burda kolu kanadi kirik birakip gidermisiniz! hem birde ailelerinizi gormeyi bahane edermisiniz!
Bunun adi da bayram kapagi olsa gerek :D aklima geldikce degerli gibi kis kis guluyorum bizimkilere :))

- Bayram demek yeme icme oldu bizim icin, ayip olmasin bayram havasindan komple kopmayalim diye sutlu kemalpasa (veya esas adiyla peynir tatlisi) yaptim :) Hele hele ustune bir top dondurmayla enfes gitti, gelsin kilolar :) Isis esasi buralarda memleketten birseyler bulup yiyebilmek guzel, paylasmadan gecmeyeyim dedim :)


-Birde bayram arefesinde bayramlik ayakkabi aldim kendime ama evden cikmayinca giyemedim bile :) Cok gosterisli gelirdi boyle leoparli falan seyler, cok hosuma gitti dayanamadim aldim, insan hicbirseye yok hayatta olmaz dememeliymis demek ki ;)



Monday, November 22, 2010

Diplomatik bir bayram ve Tatli bir haftasonu

Bayram seyran bitti, hani bize hic gelmemisti zaten de… Hem babalar gibi 9 gun bayram tatili yapan hem de ustune ayy niye bitti diye soylenen sizler!! E ama insaf yahu, hakikaten insaf, bu ne sabah beri “ay tatil bitti, ay ise niye geldik edalari”. Hepinizi esefle kiniyorum buradan, cik cik cik… tatil yapan var yapamayan var canim :)

Bilindigi uzere bizde hepi topu bir gun tatille avunduk, o da zaten haftanin ortasina denk geldigi icin bir seye yaramadi. Her zamanki bayram kutlamalarindan farkli olarak bu sefer bayrami buyukelcinin konutunda kutladik. Meger buyukelcimiz her bayram burada yasayan Turkleri bir araya getirip, ufak bir kutlama gerceklestiriyormus konutunda. Almanya’da boyle birsey hic gormedigimiz icin sasirdik acikcasi ilk duydugumuzda. Gerci Almanya’da ki Turkler de surusuyle hangi birine davet verilsin ki :) Oldukca guzel bir ortamdi ve biz burada yasaya diger Turklerle tanisma firsati elde etmis olduk boylelikle. Meger ne kalabalikmisiz :) Guzel oldu vesselam…

Bu arada bir dipnot dusmek istiyorum, buyukelcinin esi inanilmaz hosuma gitti. Hani hep o mevki pesindeki, esinin isi ve mevkisi ile varolabilen, suslu puslu, artist tiplere alismisizdir ya biz boyle konularda – gerci daha once hic buyukelci esi gordunmu deseniz gormedim valla belki cogu boyledir, hep basinda gordugumuz protokol haberlerine istinaden konusuyorum ben. Iste onlarin aksine nasil sade, nasil hos, zarif ve kibardi, hayran oldum kendisine :)

Kocakisisinin istedigi kek pasta ve bayram sekerlerini yapmak da haftasonuna kaldi tabii ki. Cumartesi gunu kendimizi attik mutfaga, tum tatli pasta ihtiyacimizi giderdik :) Kocakisisi ekmek makinasinda harika bir kek yapti bende yesil cayli truff ve karamel yaptim. Karamel tarifinde glikoz vardi ve evde glikoz olmadigi icin onun yerine seker koydum, ama sanirim ayarini tutturamadim. Tadi super olsa da kivam tutmadi onun icin gercek tarif ve fotograflar ancak bir sonraki denemeye :) Simdilik yesil cayli truff ile yetinin. Iste o inanilmaz guzel oldu, ayni hazir truff lezzetinde.

Yesil Cay (Matcha) li Truff

Malzemeler:
1cup beyaz cikolata (1cup yaklasik 16-17 yemek kasigina denk geliyor)
50ml krema (krem santi degil bildiginiz sut kremasi, yag orani 36-40% olacak)
50g tereyagi yada margarin
2-3 yemek kasigi matcha yani yesil cay (burada toz olarak satiliyor ama Turkiyede’de mutlaka satiliyordur marketlerde falan bildigimiz yaprak yesil cay degil bu)

Yapilisi:
Oncelikle cikolata, krema ve yagi ayni kaba koyup benmari usulu eritin. Benmari ne derseniz buyuk bir kaba sicak su koyun ocaga yerlestirin, bu malzemeleri de baska bir kaba koyup o buyuk kabin icine yerlestirin. Yani malzemeler buyuk kapta kaynayan suyun isisi ile eriyecek. Bu arada dikkat erittiginiz malzemelere su buhari karismamasina ozen gosterin yoksa truff istediginiz tad ve kivamda olmuyor.

Malzemeler iyice eriyip homojen bir karisim olunca ocaktan alin ve oda sicakligina gelmesini bekleyin. Oda sicakligina gelince dolaba (buzluga degil) koyup 2-3 saat donmasini bekleyin. Donduktan sonra cikarip kucuk kucuk toplar yapin, baska bir tabaga koydugunuz yesil cayda yuvarlayin. Bir dip not daha, elinize aldiginiz anda inanilmaz eriyor vucut isisi ile onun icin cok hizli olmakta ve mumkunse soguk bir ortamda calismakta fayda var. Zira benimkileri dogru duzgun yuvarlayamadim bile. Simdi anliyorum trufflarin neden hep sekilsiz oldugunu ve tabii ki neden Isvicrenin bu konuda bir numara oldugunu, ne de olsa buz gibi adamlarin ulkesi hic erimiyordur ki istedikleri hale getiriyorlardir…

Neyse efendim caya buladiktan sonra birkac saat daha dolapta tutun sertlesmeleri icin, sonrasinda kahvenin ya da cayin yanina harika gidiyor :)

Umarim sizlerinde bayrami bole tatli tatli gecmistir, haydi soylenmeyi kesin hepiniz gecin is basina artik :D
A.

Tuesday, November 16, 2010

Gurbette bayram ancak bu kadar

Alistim zannediyordum kac yildir bayramlari bayram gibi yasamamaya. Kac yildir ne bayramdan haberimiz var ne birsey. Gurbette olunca bayram seyran olmuyormus ne yazik ki. Hele hele Avrupa ulkeleri daha beter, orada esamesi bile okunmuyor bizim bayramlarimizin. Burada ise en azindan bir gun bayramimiz var. Burada her dinin bayrami icin bir gun resmi tatil yapiliyor, maksat haksizlik olmasin kimseye. Biz uzun uzadiya 9 gunluk bayram tatillerine alismis Turk insanina garip gelsede bu durum, hic yoktan iyidir degil mi :)

Kaldi ki memleketteyken yogunlastirilmis bayram ziyaretlerinden soylenen ben :) Yok yok hala ayni fikirdeyim onca bayram ziyareti, zoraki icilen sekerli kahveler, sapir supur opusmeler, kurban bayrami gecesinde haberlerdeki sacma sapan manzaralar… Amanin amanin dusununce burada iyi olduguma karar verdim :))) Ama baklavalari ozledim ne yalan soyleyeyim :P

Hele annemin uzaktan bir akrabasinin kocasi var, dusman basina! Koskoca herif ne kadar kari kiz varsa sapur supur opuyor hic yasina basina bakmadan kucuk cocuk oper gibi. Be mendebur adam ben senin tukurugunu suratimda tasimak zorundamiyim bayram bayram! Hatta en son orada gecirdigim bayramda ben hastaydim (hehe) kurtardim pacayi opusme faslindan, bir baktim normalde basi acik gezen teyzem takmis bir ortu kafasina, cekmis ortuyu yanaklarina kadar :)))) Maksat bu adam opunce tukuruge bulanmamak :))))

Gecen gun kocakisisi demez mi “hic bayram seyran bildigimiz yok, colugumuz cocugumuz olsa hicbirsey bilmeyecek gormeyecekler gelenek gorenek adina” diye. Valla ne yalan soyleyeyim benim de aklima takildi, buruldum biraz ama yapacak birsey yok simdilik – hem cocuk falan day ok yahu, endiseye mahal yok. Kocakisisinin gonlu olsun diye biraz mutfaga girip bayram gibi hissettirmek lazim sanirim su aralar, ama ne ara tatilimiz bile yok ki. Neyse artik yapacagiz bir sekil ki bizim adam bayram coskusunu icinde hissetsin diye :)

Bayram atraksiyonu olarak bizde bayram yemegine arkadaslarimizi davet ettik bu gece :) Daha dogrusu onceden planlanmis bir oyun gecesiydi ama biz bayramla birlestirdik kendimizce, hani en azindan es dost bir bayram yemegi yiyelim diye. Iki Turk, bir Singapur’lu ve bir Alman’dan olusan kadroyla nasil bir bayram yemegi olur o da tartisilir, fikra gibiyiz harbiden :) Bu arada super oyun yazilari birikti onlari da yazmam lazim bir ara :)

Bayram bahanesiyle, gecenlerde bilgisayari karistirirken buldugum, gectigimiz yillarda yapip resmini cektigim ama yayinlamaya firsat bulamadigim birkac tarifi vereyim. Yenilerini yapana kadar eskilerle idare ediverin bi zahmet :) Neden yapip resmini cektin dersen, yok efendim deli falan degilim :D Benim yillardir bir yemek blogu acma fikrim vardi, o zaman bol bol cekmistim yaptigim yemekleri. Ama sonra ne yapacagina karar veremeyen ergen kizlar gibi yemek mi yazsam, yok yok gezilerimizi yazayim, yok ama alisveris kismi ne olacak derken… Iste hayatimizi yaziyoruz ucundan kiyisindan.

Hepinizin bayramini kutlarim en icten dileklerimle, nice mutlu saglikli ve guzel bayramlar yasayin sevdiklerinizle :)

Buyrun tariflere;

Cikolatali muzlu kolay pasta
Oyle malzeme falan yok, bu tarifler hep kafadan uydurma oldugu icin goz karari anlatacagim :) Oncelikle pandispanya veya hazir pasta kekini alip ortadan ikiye ya da kalinligina gore uce kesin. Ici icin vanilyali yada muzlu puding hazirlayin ama normalde kullanilan sut miktarinin yarisi ile. Yani pudding kivaminda degil koyu krema kivaminda olacak. Onun icerisine bir yemek kasigi tereyagi koyup mikserle iyice karistirin. Soguyunca kekin arasina kremayi surun, uzerine dilimlenmis muz, findik fistik ve cikolata parcalari koyup kekin diger katlarini da ekleyin. Bu arada icinin kremasi icin puding yoksa ayni karisimi sut, seker ve nisastayla da yapabilirsiniz, hem cok daha saglikli oluyor.

En ust kati da koyduktan sonra bir miktar eritmelik cikolatayi biraz sut ile cezveye koyun. Yavasca sicak su dolu baska bir kabin icine yerlestirdiginiz cezvede cikolatayi eritin (bunun adi benmari usulu eritme oluyor efenim). Cikolatali sos iyice eriyince kekin uzerine dokun. Bunun icin bulabilirseniz glazur de kullanabilirsiniz, hem kullanimi daha kolay sadece isitmaniz yeterli. Cikolatali sosu da doktukten sonra uzerini nasil isterseniz oyle susleyin :)

Hellim peynirli aperatif

Bu tarifte oldukca kolay ve saglikli. Hellim peynirlerini kibrit kutusu kadar kesip yagsiz tavada arkali onlu biraz kizartiyorsunuz. Onceden firinda kozlediginiz yag biberlerini soyup kizarttiginiz hellim peynirlerini sariyorsunuz. Hellimleri sarmadan uzerlerine tuz, karabiber, biraz limon suyu ve zeytin yagi gezdirin. Son olarak da cevresini incecik yesil sogan saplari ile sarip dugum atiyorsunuz.
Iste bu kadar, cok saglikli ve hafif bir aperatif, hemde hazirlamasi cok kolay.

Avokado ve somonlu aperatif


Bu tarif icin de bir iki tane yumusamis avokado alip tuz ve limon suyuyla iyice eziyorsunuz. Ince bir lavas ekmeginin icine krem peynir surer gibi bu karisimi suruyorsunuz, uzerine somon fume koyuyorsunuz, en uste de mayonez ve yogurt ya da maskarpon peyniri (ya da labne) surup tumunu rulo haline getiriyorsunuz. Bu arada arzu ederseniz mayonez ve yogurtlu kata (yada beyaz kata diyelim)maydanoz dograyabilirsiniz. Ruloyu kucuk kucuk dilimler halinde kesip servis ediyorsunuz. Cok fazla bekletmeye gelmiyor lavaslar hemen yumusuyor benden soylemesi :)

Yeni tariflere kadar benden bu kadar…
Afiyetler olsun, agiz tadi dolu bir bayram dilerim hepinize.
A.

Wednesday, November 10, 2010

Ozlemek...

Benim kelimelerim boylesine guclu degil belki...
Ve benim cumlelerim boylesine vurucu degil... ama bu demek degil ki ayni dusuncelere sahip degilim.
Okuyunca bu satirlari yine yuregim kabardi, yine bogazim dugum dugum oldu...












Ekim 2007, İzmir.


Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “silin” der.


Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!


Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına...


“Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler.


Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava!”


İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır.


Bir ödlek geri adım attı...On binlerce cesur öne çıktı.*Atatürk’e sövme modası...Dövme modası yarattı.


Köprüaltı örnek oldu, İzmir’de yapılan Atatürk dövmesi, 50 bini aştı. Yetişemiyorlar, her gün 30-40 kişi kazıyor vücuduna... Omuzuna, bileğine, iman tahtasına, kalbinin üstüne... Doktor var, avukat var, öğrenci, dekan, ev kadınları var. İstanbul’da patladı... Ankara, Antalya, Bursa, Trabzon, Muğla, Eskişehir dövmecileri artık neredeyse sadece bu imzayı kazıyor.


29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda Mustafa Kemal için ücretsiz çalışan 200’ün üstünde dövmeci var.


Dini gerekçelerle dövme yaptırmayan, otomobiline yapıştırıyor. Taksilerin camlarında... Motosikletine, hatta, bebe arabasına yazdıranı görüyoruz. Atatürk imzalı küpe kulaklarda, rozet yakalarda.


Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?


Neymiş, işten atarlarmış...
Bizim işimiz Atatürk.


Memleketimin güzel kadınları, giydirin çocuklarınızı güzel güzel, doğum günüdür bugün...
Çünkü, her 10 Kasım, aslında 19 Mayıs’tır...


Cumhuriyet dediğin, korkak babalar tarafından kaybedilir, yürekli evlatları tarafından geri alınır.


Mustafa Kemal, ilebelet payidardır.


Yılmaz Özdil'in 10.11.2010 tarihli yazisindan alintidir...

Wednesday, September 8, 2010

Cikolata tadinda bayramlar


Eskiden cikolata tadindaydi bayramlar... buyumeyi hic istemedim ki ben, ama gel gor ki buyuduk iste... Eski bayramlari ozluyorum ya da ozledigim cocuklugum bilemiyorum.
Ne guzeldir memleketimde bayram hazirliklari ve arefe telasesi simdi :)

Hepinizi kocamannnn kucakladim sayin bayramlik olarak :) mutlu, huzurlu ve agiz tadi ile dolu bir bayram diliyorum tum sevdiklerinizle beraberce...
Hepimize "hayir"li bayramlar diliyorum.

Kaciyoruz biz... birkac gunlugune, hala daha yesil, hala daha dogal, insanlarin fakir ama gulen gozlerle baktigi bir yerlere...

Onun icin simdiden hepinize iyi bayramlar... Bayram sonrasinda gorusmek uzere.
A.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails