Thursday, September 20, 2012
Farkli ulkeler, farkli erkekler
Friday, March 23, 2012
Isler bitmiyor hayat akip gidiyor
- Iki haftadir kendimizi islerin esiri ettigimiz icin bu haftasonu kendimizi ayak masaji ile odullendiriyoruz, cumartesiyi iple cekiyoruz :)
- Gecenin bir yarisi kocakisisi not yaziyor “sen ve ben ne cok calismisiz ayni masada…” diye, bir nota bakiyorum bir halimize; eskiden kitap defterleri yayardik masanin ustune simdi bilgisayarlar yayilmis… Birlikte gecen yillari sayip mutlu oluyoruz…
- Yetmezmis gibi birde grip olup yatiyorum iki gun yatak yorgan! Olmadik zamanlarda hastalanmazsam olmaz zaten!
- Ev icin yeni kiracilar geliyor birde onlarla ugrasiyoruz!
- Klima bakimi icin servis ayarliyoruz gelmiyorlar mal gibi bekliyoruz! Klimacilar gelmeyince firsattan istifade kendimizi kacamak bir kahvalti ile odullendiriyoruz :)
- Cilek yiyoruz mutlu oluyoruz :)
- Eskiciler gibi kutu topluyoruz :)
- Is temposu tam anlamiyla hafiflemeden onumuzdeki hafta “tasinma” olgusu da hayatimiza giriyor tam cift katli ekmek kadayifi oluyoruz!
Sessizlik muddetince bizden haberler boyle…
Simdiden guzel bir haftasonu diliyorum herkese ;)
Wednesday, March 7, 2012
Memleket esintisi
Sevdicegime kavustum sonunda :) Tabii sadece ona kavusmakla kalmadi bir suru ekstrasi da oldu yaninda :))) Oyle cok sey istemisim ki memleketten gelirken getirsin diye, bavul sirf benim siparislerimle dolup tasmis. Annem de sagolsun vur deyince oldurdugu icin eline ne gectiyse koymus pakete. Birde bu "korkusundan pek birsey gonderemedigi hali" imis! Hani kilo limiti yok yer bol desek butun Bursa'yi gonderirdi herhalde :)
Lakin tiryaki usulu kocaman ve incecik fincanlarima bayildim anacim, harikasin!
Hele hele tazecik cekilmis mehmet efendi ve yanina kestane sekeri yokmuydu... Iste ancak bu giderir insanin memleket ozlemini onbin kilometre oteden :)

- Eristeler pisirildi, uzerine tazecik cevizler dovuldu...
- Kestane sekeri ile kahve keyfi yapildi...
- Yeni gelen onlarca kitabin herbiri tek tek karistirildi, mutlu etti.
- Benim yillar suren hasretimi gidermek amacli kocakisisinin getirdigi 5 paket eti cin yendi! Yok yok 5 paketin hepsini bitiremedim henuz, koklayarak yemekteyim :))
- Birde cayin yanina cekirdek citleyerekten memlekette yeni baslayan 80'ler dizisine bir goz atildi ki, guzel dizi yapmislar eskileri andik durduk butun gece...
Hepsi bir arada bana burada oldugumu unutturup hasretime bir nebze olsun ilac oldu :)
Memleket esintisi sadece kocakisisinin geri donusuyle degil esas Cuma gununden sevgili Leylak Dali'nin paketinin elime gecmesi ile basladi :)

Leylak Dali'm sagolasin, birtanesin ;)
Iste haftaya boyle baslamis bulunmaktayim, keske tum haftalar boyle guzel ve ozel baslasa :)
Tuesday, January 24, 2012
Ejderha yilina da girdik bakalim

Uzun haftasonunun en guzel degerlendirilmis anlarindan biri de bir suredir planladigimiz ama firsat bulup gidemedigimiz Turk restoranina gidip simit ile kahvalti etmekti :)

Gectigimiz hafta memleketten soguk hava ve kar yagisi haberlerini alirken ayni zamanda burada ki uzun soluklu muson sezonu son buldu cok sukur.
Birden bire sicakligin 25 dereceden 35 dereceye yukselisi bizi soluksuz biraksa da tum camasirlari kurutabildigim icin ve kuflerden kurtulacagim icin sonsuz sevincliydim, sicak havaya gik bile demedim onun icin.
Cin yili, ejderha yili derken bu haftasonu da havuz sezonunu acmis bulunduk boylece :)
Hayat normale donuyormu ne :))

Birde "Totoro" (My neighbour Totoro) izledik kendimizden gectik, hala daha cocuguz hic buyumeyecegiz sanirim :) Nasil guzel nasil eglenceli bir Japon animasyonu. Adamlarin 88 yilinda yaptigi animasyonun boylesi guzel olusu sasirtiyor. Cocuklarin enerjisine bayildim :)))

Uzunca bir tatil olurda ben mutfakta is cevirmezmiyim ;)
Dolapta beni bekleyen kayisilar mis gibi bir kayisili tart haline donusup midemizi senlendirdiler :)))
Haydi bakalim saglik sihhat, mutluluk ve sans dolu bir ejderha yili diliyorum herkese.
Ejderhaniz bol olsun :)))
Friday, January 13, 2012
Geldimi hersey ust uste gelir

Onlari gorunce sanki toparlaniyormusuz hissi veriyor birden.
Hele bosalan oda...
Heyecan doluveriyor icim, gitmeleri ozledim mi ne?
Hem zaten ben hep demiyormuyum bir sehri, bir ulkeyi iyice ogrenince, alisinca gitme zamanidir diye...
Bir zamandir da diyorum aslinda, sanirim vakti geldi diye...
Bir yere gittigimiz yok aslinda... henuz(!)
Sebep sadece kuflenen kiyafetler ve utulenmeyi bekliyor oluslari :)
Tabii bir de kapiyi unutmamak lazim, hani dili SIKISTIGI icin kirilan oda kapisini.
Sanki yillar gecmis gibi ustunden...
Halbuki topu topu 6 ay onceydi bizimkilerin odada kapali kaldigi ve siz erkeklerin benim lafimi dinlemeyip kapiyi kirdigi gece.
Iste o kapidan bahsediyorum.
Kuflenmenin daginikligi yetmiyormus gibi birde kapinin tamiri bu zaman denk geldi!
Olsun dedik, tamir olsun da hersey ust uste olsun madem...
Ust uste olsun dedik ama bu kadarini da hesap etmemistik hic :(
Biz camasir makinasi yamuk yapar diye beklerken terk edip giden bulasik makinasi oldu...
Iyi ama ona ne oldu ki simdi?
Halbuki nasil da iyi davraniyorduk, gozunun icine bakiyorduk...
Uzulsek de yapacak birsey yok simdilik,
Geldimi ust uste geliyor iste boyle...
Sorumluluklardan ve duzenden yorulmus olmaliyiz ki bunca karmasaya soylenmedik/soylenemedik bile...
Ve hatta ben en cok gece yatakta kikirdesmeye bayildim :)
Benim sacma cocukluk anilarima kikirdedik durduk ya hani uykusuz kalip...
Ve iste o kikirdemeler ugurlu geldi sanirim,
Ertesi sabah uykusuz ve sis gozlerle ise gittigimde o haberi aldim!
Son bes yilin emegi, iki yilin zorlu mucadelesi ve beklemesi son bulmustu...
Omzumdan kalkan yuk, omuzlarimizdan kalkti aslinda...
Hele birde ustune "kapak" olsa...
Kimbilir belki de olur,
Acaba bu gece kikirdessek yine ise yararmi...
