Showing posts with label Kesif Turlari. Show all posts
Showing posts with label Kesif Turlari. Show all posts

Tuesday, August 7, 2012

Yedik, Ictik, Kutladik

Haftasonu kutlama vardi :)

Eskiden olsa ben gunler hatta haftalar oncesinden planlar yapar, yapilacaksa rezervasyon falan yapar tum ayarlamalari bitirirdim. Bu sefer nedense bir bosladim, hicbirsey yapasim gelmedi. Ben boslayinca kocakisisi bos durmamis sagolsun, herseyi o ayarlamis. 
Sanirim arada bir birseyleri boslamak iyi oluyor. Adamlardan dert yaniyoruz birsey yapmiyorlar diye ama gorunen o ki biraz da bizim tez canliligimizdan onlara firsat kalmiyor :))

Hep bahsediyorum Singapur'a geldigimizde cogu sey garip, igrenc, ilginc, farkli geliyordu diye. Gecen birkac yil suresinde gittikce alistik sanirim herseye, artik eskisi kadar etkilemiyor cogu sey. Hatta "ayyy onu da nasil yiyorlar" dedigimiz seyleri yemeye icmeye basladik, sonumuz hayrola :)))

Ilk zamanlarda bakmaya bile cesaret edemedigim yengeclere birkac zamandir "denesek mi acaba, burasi cenneti bunlarin denemeden ayrilmayalim" demeye basladim mesela :) Kocakisisi de ilk yengec denememiz icin bunu firsat bilip yengeci meshur bir denizurunleri lokantasina rezervasyon yaptirmis. Eh kurtulus yok deneyecegiz diyerekten ciktik yola...

Tabii tabagin icinden kiskaclari firlamis oturan yengec gorunumu biraz sarsici olsa de lezzeti oldukca yerindeydi :)


Yalniz yengeci yemekten cok yerken ne kadar gulup eglendigimiz kaldi aklimizda :)

Oncelikle sirf Cinlilerle dolu bir restorandaki tek Avrupai gorunuslu tipler biz oldugumuz icin butun Cinlilerin gozu uzerimizdeydi :)) Elimizdeki cubuklardan, yediklerimize kadar tek tek incelendik yani. Bir sure sonra sinavi gecmis olmaliyiz ki onlar da kendi yemeklerine daldilar :D

Yengec ismarlamamiz ile birlikte oncelikle kagittan birer onluk taktilar ikimize de :)) Cevreye soyle bir baktim diger musterilerde birsey yoktu, sanirim biz ilk kez deneyecegiz dedigimiz icin garsonlar tecrubesizligimizden dolayi bizi korumaya aldilar :D 
Bosuna da korumaya alinmamisiz hani :)) Yengecin kabugunu kirmamiz icin getirdikleri findik kiracagi ayarindaki kiracaklarla az ugrasmadik. Hatta ben beceremeyince bu gorevi kocakisisine biraktim. En son kabugunu kirmak icin ugrastigi bir kiskacin bana dogru uctugunu gordum tabii :D

Anlayacaginiz oldukca eglenceli bir geceydi bizim icin. Tabii masa ortusunu o kadar mahvettigimiz icin restorandaki elemanlarda oyle dusunuyormu bilemem :))

Sadece yengec degil diger deniz urunleri de harikaydi!
Baktim uzun zamandir yeme icme yazisi yazmamisim, firsattan istifade bol bol fotografladim ki yazayim :)

Karidesler her zamanki gibi favorilerimizden biriydi. Birde uzerine wasabi ile bir sos yapmislardi ki mhhhh...



Birde istiridye denemesi yapalim dedik ama ne yazik ki gecenin en basarisiz tabagi buydu. Nasil tatsiz tuzsuz, nasil notr bir tadi vardi istiridye mi yedik yoksa bez mi cignedik pek anlayamadik :)


Bu da ici karides ezmesi ile doldurulmus kizartilmis hamur.  Biliyorum kulaga cok garip geliyor ve goze pek hitab etmiyor.
Ilk basta pek bir burun kivirdim kesin tadi guzel olmayacak diye ama kocakisisi isteyince hayir demedim. Iyi ki de dememisim :))
Goruntusunun aksine nasil lezzetli nasil citir citir birsey geldi, yemeye doyamadik :)




Ve gecenin yildizi tabii ki tatlilardi :))
Ben sago'lu kavun'lu puding gibi birsey yedim.
Sago baloncuklu caya konulan topcuklarin kucuklerine verilen isim.
Fotograftan belli olmasa da harika bir tatli, muhtesem bir kavun soleniydi :)



Kocakisisi de avokado soslu beancurd (soyadan yapilan tofu gibi birsey) pudingi yedi.
Benimki kadar leziz olmasa da gorunumu guzeldi :)

Sonuc olarak iki kocaman gobekle kutlamamizi sonlandirdik :))

Ve birde farkettik ki biz bu yeme icme, yeni seyler deneme isini oldukca seviyoruz. Sanirim bu sebepten daha bol miktarda yeme-icme yazisi yer alabilir buralarda :)

Friday, October 21, 2011

Aile ile beraber - Son Part (Agustos 2011)

Aile ile beraber gezme serimizin sonuna geldim bu yazi ile birlikte. Oncekileri kaciranlar icin; PartI ve Part II burada. Agustos ayinin tumunu burada gecirmemis olsalar da yine bol gezmeli ve yemeli bir surec oldu :) Kalan son gunleri de gormedikleri, denemedikleri seylere ayiralim dedik ve hizlandirilmis bir program uyguladik :))

- Oncelikle haftasonlari hep birlikte genis genis kahvalti yapmanin tadini cikardik :) Ve bu kahvaltilarin olmazsa olmazlari; meyvalar... Annemin hazirladigi su tabaga bakarmisiniz sanat eseri gibi resmen, dragonfruit ler mangolarla ve yildiz meyvalari ile dans ediyor sanki :)


- Daha biz buraya yerlesmeden internette gordukleri ve mutlaka gormek istedikleri ve hatta tepesinden yuvarlanmayi dusundukleri binayi gormeye gittik. NTU kampusundeki mimarlik bolumunun binasi :) Hakikaten oldukca ilginc bir dizayni var ve insanda tepesinden yuvarlanma istegi uyandiriyor :)) Ama yakikina gidince gorduk ki yuvarlanilamayacak kadar dik.


-Agustos ayinin ilk haftasinda anne kisisinin dogumgununu firsat bilerekten, bizimkilere tattirmaliyiz mutlaka diye dusundugumuz "Teppenyaki" usulu Japon restoranina gittik. Teppenyaki oldukca yaygin burada, yiyecekleri gozunuzun onunde buyukce bir izgarada aninda pisirip servis ediyorlar. Yani bir cesit Japon ocakbasi desem yanlis olmaz herhalde :))

-Bu asagida gordugunuz "Chawanmushi" yani icinde cesitli sebze veya denizurunleri olan bircesit yunurtali karisim. Bunu genelde buharda yavas yavas pisiriyorlar ve puding gibi bir kivami oluyor.



- Bu da benim en sevdiklerimden biri "Miso Soup" yani Miso corbasi. Oldukca basit ve geleneksel bir Japon corbasi. Icinde genellikle tofu ve yosun bulunuyor, tabii birde kendine ozgu bir tadi var suyunun, sanirim deniz urunlerinden olusma bir karisimdan hazirlaniyor.


- Ve esas yemegimiz izgarada gozumuzun onunde pisiyor :))



- Ve bir baska haftasonu kahvaltisindan bir kesit daha; Papaya.
Bu meyvayi her ne kadar cok sevmesem de (cunku buyuklerinin tadi domatesi andiriyor, domates tadinda meyva mi olurmus hic!) gorunumu oldukca cekici :) Renkler sekiller buyuleyici :)
Bu arada bizimkiler gittikten sonra papayalarin Malezya versiyonlari gelmeye basladi buraya, daha kucuk ve daha lezzetliler. Resmen cicek kokuyor meyvayi kestiginiz zaman :)


-Ve ayni kahvaltidan bir baska kesit :) Anne tarafindan yapilan tazecik, sicacik simitler! Memleketten onbinlerce kilometre uzakta bu keyfi yasamak ne demek bilemezsiniz :)))


- Ayni gun evimizin yakinindaki semt pazarina gidelim dedik. Megerse geleneksel "Hungry Ghost" yani ac hayalet festivali imis. Ne demek olduguna gelince taksici amcadan ogrendigimize gore Cin takviminin 6. ayini mi ne kutluyorlarmis.


- Yol boyu her yer tutsuler ve bir takim kagitlar yakan insanlarla doluydu. Ve hatta yolun kenarina tanrilar ve de ac hayaletler yesin diye bir suru yemek birakan insanlar... Ancak birakilan yiyeceklerin tek talihlisi cevredeki kuslar boceklerdi gordugumuz kadariyla :)



- Ve iste pazar yerine asil gidis amacimiz; Durian yemek. Her ne kadar dunyanin en kotu kokulu meyvasi ise de bizimkiler oldukca sevdi. Hele babam bayildi, gorenlerin agzi acik kaldi sanki adam dogdugu gunden beri Durian yiyor :)



- Ve bir gecemizi de yine Japon yemeklerine, ozellikle de Sushi ye ayirdik. Bizimkiler tadmadan gitmesinler istedik ama olurda hic yiyemezlerse diye de yanina tempura ve Japon usulu soba makarnasi ile takviye yaptik :))


- Mmmhhhh bak yine agzim sulandi bu resimleri gorunce :) Ben eskiden hic sushi yiyemezdim simdi gorunce canim cekiyor, iyice uzakdogulu oldum mu ne :)))


- Bu da benim hazirladigim, ozellikle soguk servis edilen "Soba Noodle" yani soba makarnasi. Uzerinde kurutulmus yosun ile birlikte...


- Kucuk kardese soz verdigim seylerden biri de birlikte cupcake yapip suslemekti :) Makaron seanslarinin ustune birde cupcake pisirip dekore etmeyi ekledik. Birlikte seker hamurlari ile oynamak, pasta hazirlamak inanilmaz eglenceli idi, gecenin bir yarisina kadar ugrastik ama degdi :))


- Son gunlerde bir turlu firsat bulamadigimiz Hint mahallesine de gidelim dedik. Her yerde bol bol bulunan, bizim ilk baslarda aa ne guzel cicekleri cok seviyorlar diye yorumladigimiz ama aslinda tanrilarina ibadet icin satilan cicek tezgahlarindan bir gorunum bu da...


- Ve kucuk kardes gitmeden cok istedigi hint kinasini yaptirdi :) Asagida desenin yapilisini goruyorsunuz. Adamin bu deseni yapmasi ise yaklasik 10-15 dakika surdu.



- Bu da kinanin bitmis hali...
Ne yazik ki umdugumuzdan kisa surede cikti kina, sadece 1-2 hafta dayandi :( Halbulki kucuk kardes dondugunde en azindan bayrama kadar dayanir diye umuyordu. Ama gitmeden her gun burnumuza sokup "kinami koklamak istermisin?" diyerekten bize kokusu ile eziyet etmeyi ihmal etmedi :D


- Ve gitmeden bunu da deneyin icinizde kalmasin diye zorla yedirdigim bir diger ilginclik daha :)
Aslinda bu bildiginiz kizarmis patates :)) Ama sekli farkli olunca tadi da farkli olacakmis gibi geliyor insana :D Halbuki tuzu da yoktu pek bir tatsiz tuzsuz biseydi :))


- Tam zamanina denk geldiler, gitmeden bunun da tadina baksinlar diyerekten aldigimiz bir diger ilginclik daha; Mooncake yani ay keki.
Gectigimiz yil surada bahsetmistim, bu kekler cinlilere ozel sanirim biraz da dini bir sembolu olan kekler, zira yilin sadece bu zamaninda cikmaya basliyor ve "Mid-Autumn Festival" e kadar devam ediyor. Gecen yil disi yumusak kaplamalilari denemistik, hatta kucuk kardese yine onlardan aldik cok merak ettigi icin. Bu sefer de geleneksel olanlari yani disi kek gibi hamur kapli, firinda pisirilmisleri deneyelim ve bizimkilere de denetelim dedik.
Demez olaydik!! O ne feci bir tattir oyle, halbuki meyvali-findikli almistim. Ama sadece meyva ve findikla kalmayip birde icine binbir cesit baharat ve otu sokusturmuslar. En iyisi corek otu varin siz gerisini hesap edin! Hele bazilari var ici yumurta sarili! Yumurta sarisini oldugu gibi koyup yusyuvarlak pisiriyorlar, oylesi makbulmus. Yenilecek birsey diil o ben diyeyim size :))

Once kekleri servis ettim, ben caylari koyup oturup benim kekin tadina bakana kadar bizimkiler yemis bile. Tadina bakmamla "ayy bu ne, yenilecek gibi degil" demem bir oldu. Ama birde ne goreyim bizimkiler yemis yutmus bile. Ben "nasil yediniz yahu o seyi yenilir gibi degil" derken annem demezmi "Evet cok kotuydu tadi ama yedik iste, yoksa begenmeyince sen kiziyorsun uzuluyorsun" demezmi :)) Ne diyecegimi sasirdim, hatir icin cig tavuk yemek bu olsa gerek :)


Velhasil aile ile iki aylik bir yaz macerasini da boyle tamamlamis olduk :))
Ayrilmak cok zor oldu tabii ki. Ancak onca aglasmanin arasinda havaalaninda su otomatik fotograf makinelerinden birine kucuk kardes, kocakisisi ve ben girip hatira fotografi cektirdik gitmeden (bizim adetimizdir kocakisisi ile) :D
Inanilmaz eglenceli ve guzel bir fotograf oldu paylasmayi isterdim sizinle :)
Herkese guzel bir haftasonu dileyerekten bu postu da burada sonlandiriyorum :)

Bu arada anneannem beklenmedik bir sekilde rahatsizlandi aniden ve bu sabah bypass ameliyati olacak. Endise ve merakla oradan gelecek haberlerde kulagimiz. Dualarinizi esirgemeyin olur mu ;)

Friday, September 9, 2011

Aile ile beraber - Part I (Haziran 2011)

Ailemiz gelecekti, geldi, gitti derken gunler nasil gecti anlamadik bile. Anlatacak, yazacak ve resimlenmis cok sey var ama simdi onlari tek tek yazsam bitiremem hayatta. En guzeli gunu gunune yazip paylasmakmis ki onu da yapamadim, bizimkilerle vakit gecirmektense oturup blogumla oynasamadim ne yalan soyleyeyim :) Bende dedim ki en cok akilda kalan ve ilgi ceken, daha once de paylasmadigim seyleri bir arada paylasarak anlatayim.
Bizimkilerin gelisi ile farkettim ki buradaki cogu sey bizim icin "siradan" olmaya baslamis bile :) Bu da demek oluyor ki cogu sey artik ilk seferki kadar ilginc gelmiyor ve dolayisi ile paylasmiyorum bile. Onlara ilginc gelen ve daha once paylasmadigim cogu seyi de bir araya toplamis oldum boylece :))

- Ilk gun yol yorgunlugu ile beraber yamulmasinlar diye sokak sokak gezdirmesem de, ikinci gun haydi yeter bu kadar diyerekten Singapur'un en meshur mekani "Orchard Road" a dogru yola ciktik. Bir yandan havanin sicakligina ve de nemine alismaya calisirken, diger yandan da saskin bakislarla bu cekik gozlu insanlar diyarini izlemeye koyuldular :))) Cekik gozlulerin hepsi "Japon" du onlar icin :) Cogunun Cin kokenli Singapurlu oldugunu ve burada cok da fazla Japon bulunmadigini anlatmak zorunda kaldim bir muddet :)) Bir de bir ara babam demezmi "bu ne ya hep coluk cocuk ortalikta, hic okullari yokmu bunlarin" diye, bos bulundum cevreye bakindim bir hani nerede cocuklar gibisinden. Sonra farkettim ki yetiskinler cocuk gibi gorunmus babamin gozune (dogal olarak) herkesi coluk cocuk kategorisine sokmus :D

-Biraz cevreyi ve alisveris merkezlerini gezdikten sonra daldik yemeklerin oldugu kisma. Zira eminim ki Turkiyede'de bol miktarda bulunan Mango magazasinin Singapur subesi yerine lokal yiyecek icecekleri gorup tanimak daha ilginc tabii :) Acilisi Vietnama ozgu "Prawn Rice Roll" ile yaptik, yani pirinc yufkasinda karides ile. Kucuk kardes daha isin basinda "iyyyy cok igrenc kokuyor kusacagim" diye giciklik yapinca bende sinirlendim tabii "Uzakdogudasin kizim evinde annenin yemeklerine benzemez bunlar" diyerekten. Ben kizinca da anne ile baba seslerini cikarmadan yediler zavallilar :))) Ama hic de o kadar kotu degil aslinda tadi, onu yiyemezlerse hicbirseyi yiyemezlerdi ki :)

-Ikinci olarak Japonlara ozgu "Takoyaki" yani ahtapot toplarindan yedik. Asagida gordugunuz gibi buyuk bir el huneri ile pisiriyorlar bu toplari ozel kaliplarda, icinde genellikle ya ahtapot yada bilimum deniz urunu oluyor. Aslinda mayonez benzeri soslar ile servis edilse de biz sossuz yiyip tadini almak istedik.


-Hemen ustune tatli olarak yine Japonya'ya ozgu "Taiyaki" den yedik, yani balik seklinde kaliplara dokulen bir cesit ici dolgulu waffle. Tabii is tatli olunca bir baktim kimsenin sesi solugu cikmiyor, kimir kimir goturuyorlar :)))



- Ertesi gun hemen Cin Mahallesinin yolunu tuttuk. Singapurun olmazsa olmazlarindan biri, her kosedeki taze meyva suyu ve meyva saticilari. Ben hayatimda bu kadar cok meyva ve meyva suyu tuketilen bir baska yer daha gormedim ve eminim ayrilinca en cok ozleyecegim seylerden biri bu olacak :) Neyse Cin mahallesinde gezmeye baslamadan bizimkilerin saskin bakislarla yaklastigi meyva tezgahindaki meyvalari tanittik oncelikle onlara :))
Asagida longan (en ondeki), rambutan (ortadaki kirmizi-sari tuylu), jackfruit (en arkadaki yesil) ve lychee (ortadaki kirmizi-yesil tuysuz) leri goruyorsunuz.


-Gezmeye baslamadan once turlu turlu taze meyva sulari ile depolari doldurduk once :)) Iste bu benim favorim Soursop-Red Dragonfruit :)) Bayiliyorum bu karisima, hele rengi tam benlik. Bu arada meyva isimlerini oldugu gibi yaziyorum ne yazik ki Turkceleri yok. Tabii babamin dragonfruit (yani ejderha meyvasi) icin uydurdugu yeni adi saymazsak :D Iki ay boyunca meyvaya canavar meyvasi dedi durdu :)))


-Daldik Cin mahallesine... Cin mahallesindeki Hindu tapinagindan goruntuler bunlarda.


-Ve gezmekten yoruldugumuz, ayrica bizimkilere icirdigimiz onca meyva suyunun da yardimiyla tuvalet aradigimiz bir sirada :) attik kendimizi cay evine. Daha once surada da bahsetmistim detayli olarak bu cay evinden. Bizimkilere cin usulu bir cay seromonisinin yanisira, su meshur "bin yillik yumurta" yi da tattirdik. Tabii bu isim yumurtanin gorunumunden dolayi oyle, aslinda gunluk yumurta :D tum is yumurtayi cay ve diger baharatlarla kaynatmakta. Resim koymuyorum cunku daha onceki yazida koymusum.


-Birde cay evinde "Bun" larla ilk kez tanistilar :) Bun bir cesit Cin ekmegi. Ici cesitli dolgu maddeleri ile doldurulmus, pirinc ununa benzer bir undan yapilma, genelde buharda haslanmis ve ilik servis edilen bir ekmek. Asagida gordukleriniz de "pandan yapragi" aromali.


-Cay evinden cikip gezmeye devan ettik. Bizimde surekli onunden gecip bir turlu icine girmeye zahmet etmedigimiz Budist tapinagini gezdik bahanesiyle.





-Cevre turlarina yavas yavas devam ederken bir gunumuzu bizimkilerin cok ilgisini cekecek onlarca seyin oldugu market turuna ayirdik :)) Yanilmamisim cunku neredeyse tum market boyunca "o ne? bu ne? ne icin kullaniliyor? neye yariyor? sebzemi meyvami?" seklindeki binlerce soruyla bogustum. O kadar cok degisik ve orjinal sey var ki haksiz degiller yani. Markette isimiz bitince kucuk kardesten tebrik bile aldim "abla iyi kafayi yemedin hem sorduklari herseyi cevapladin hemde birde ustune alisveris yaptin" diye :D Ama market turu beni oldukca sersemletmisti ne yalan soyleyeyim, kendimi genel kultur ve gramerden doktora savunmasi veriyor gibi hissettim :)))

-Ben bugune kadar hic markete fotograf makinasi ile gitmedigimden :D ilginc seyleri de paylasamamisim, kucuk kardes sagolsun fotografladi bir suru ilgincligi bu vesileyle. Mesela bende ilk gordugumde sok olmus ve de biraz tirsmistim bunu ama sonra alismisim ki unutmusum. Bizimkiler sasirinca farkettim yeniden :)
Bu resmini gordugumu sey siyah tavuk efendim :)) Fotograf cok net cikmamis diye internetten baska fotograflarda bulup paylastim. Hakikaten boyle simsiyah bir tavuk turu varmis, genelde Asya'da tuketiliyor ve bildigim kadariyla Cinliler corbaya falan kullaniyorlar. Su ana kadar hic denemedim acikcasi, denemeyi de dusunmuyorum cunku cok kotu gorunuyor :)) Ama soylenenlere gore tadi normal tavuk gibiymis.



-Bu fotoyu da yine internetten buldum, fotograflar ve sunum ne kadar farkettiriyor degil mi? Sanirim onume bu tabak gelse denemeyi dusunebilirim :)) Ama yok yok yiyemem yahu, baksaniza simsiyah birsey :(


-Veeee bir diger ilginclik, igrenclik... Burada bolca tuketilen hayvansal urunlerden biri; Tavuk bacagi!
Neden ve nasil hic bilmiyorum ama ilk geldigim zamanlar elimi uzattigim paketin icinde bunlar vardi ve nasil telasla ve sokla reyana geri attim hic unutamam :D



-Ve bir digeri; Deniz hiyari. Tabii bunlar dondurulmus olanlari. Bildigim kadariyla Cinliler cok sifali olduguna inaniyorlar ve genellikle corba yada haslamalara falan koyuyorlar.


-Iste benim favorilerimden biri daha :D Gumus baligi!
Bu baliklar kucuk kucuk, incecik, neredeyse seffaf baliklar. Hatta genelde kurutulmuslari kilo kilo satiliyor burada. Ve mesela pilav soyluyorsunuz kendinize bir bakiyorsunuz pilavinizin ici kurtcuk gibi gorunen bu kucuk balik kurulari ile dolu!! Basima geldi de ordan biliyorum :)))


-Bunlar ne bilin bakalim? Haydi ama bir tahmin yurutun bari en azindan? Mesela bakin bakalim bacak sekilleri size hangi canliyi animsatiyor?!
Evet evet tam isabet kurbaga bacagi! Ilk zamanlar yanlislikla elime alip firlattigim paketlerden biri de buydu iste :))) Ben hala tiksinerek bakiyorum ama uzakdogulular bayilarak yiyorlar bunlari.


-Bugune kadar firsat bulupta yazmadigim buraya ozgu yiyeceklerden biri daha "Yong Tau Foo". Asagida fotografta gordugunuz malzemeleri; fishball lar, tofular, sebze ve deniz urunleri karisimlari... Makarnalarla beraber kaynatip corbamsi bir yemek yapiyorlar. Ama yiyeceklerin cogu sumuksu gorundugu icin :) ve gorunusu pek hos olmadigi icin ben denemedim bu yiyecegi, denermiyim bilmiyorum eh benim de sinirlarim var yani :)))


-Ve son olarak yengec kardesler karsinizda :) Ortadaki fotografini cektigimiz icin biraz kizgin mi bakiyor ne :))
Iste aynen boyle elleri kollari bagli ama canli olaraktan bol bol satiliyorlar burada. Hatta bununla ilgili kucuk bir hikaye anlatip bitireyim bu postu. Buradaki Singapurlu arkadaslarimizdan biri bir Alman ile evli su anda. Daha bunlar yeni gorusmeye basladiklarinda Alman cocuk Singapurlu kizi ariyor bir aksam vakti. Telefonda konusurlarken kiz birden ciglik atiyor "eyvah aksam yemegimiz kaciyor kapat telefonu ben seni sonra ararim" diye :D Megerse aksam yemegi yengecmis ve iplerinden kurtulmus mutfak lavabosundan cikip kacmaya baslamis zavalli hayvan :)))


Iste simdilik bu kadar, umarim kisa surede yasadigimiz, gordugumuz diger ilginclikleri de paylasirim :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails