Showing posts with label Olmamasi Gerekenler. Show all posts
Showing posts with label Olmamasi Gerekenler. Show all posts

Thursday, May 3, 2012

Degisen birsey yok gibi

Aradan 20 kusur yil gecmis ama bizim ulkede hicbirsey degismemis gibi gorunuyor...
Ilkokul 2 de yada 3 deydik o zamanlar. Gariban bir mahalle mektebiydi bizimkisi, gerci o zamanlar boyle cok kolejler, ozel okullarda yoktu ya ortalikta, neyse. Hatta annem yillar gecip gittikce yari iclenerek yari alayla "seni Ataturk gibi mahalle mektebine verdim, buyuk adam olman lazim" der hep.

Bir mahalle mektebi ki siniflari sobayla isinirdi, hani dersin ortasinda kalkip sobaya odun atardik ates gecmesin diye...

Bir mahalle mektebi ki sinifin yarisindan cogu bitliydi. Bitler garibanlik madalyasi gibi dizilirdi en garibanlarin kafasinda dizi dizi...

Bir mahalle mektebi ki simit ayrandan baska birsey girmezdi kapisindan, yoktu o zamanlar, fazlasi da ayipti zaten olan bile yaninda getirmezdi...

Anlayacaginiz bastan asagi gariban ailelerin gariban cocuklariyla doluydu...

Zaten ne oluyorsa hep garibanlara olmuyormu bu dunyada!

Lutfeder gibi paket paket findiklar dagitildi siniflara.  Cocuktuk en varliklimiz bile tok evin ac kedisiydi, findik gormemis gibi yedik. Cocuktuk egrisini dogrusunu dusunmedik bile. Cocuktuk fiskobirligin ambarlarinda kuflenmis, tarihi gecmis findiklari hediye sandik yedik...

Ve ertesi gun zehirlendim... Dedim ya cocuktuk sevindim okula gitmeyecegim diye!

Sabah haberleri okurken icim acidi sutten zehirlenmis zavalli kucukleri gorunce.
Bir memlekette hic mi birsey degismez? Aradan gecen 20 kusur yila ragmen. Ve hep mi garibanlar oder bedelini, hep mi cocuklar oder? En dogal hakkidir sut icmek bir cocugun. Ve once ona muhtac hale getirip insanlari, sonrasinda da is! yapiyormus gibi nasil zehirlerler zavalli yavrulari?
Olanlara uzulmek yok, utanma yok anladik da zeytinyagi gibi uste cikmalari da cabasi!!

Thursday, November 25, 2010

Disisleriymis... Pehhhh

Son zamanlarda gazetelerde okuyoruz Turkiye'nin disisleri ve iliskileri super, hersey harika, disisleri bakani mukemmel calisiyor falan diye...
Bunlari soyleyenlerin hepsine kafam girsin! (Kufur icin kusura bakmayin sevgili okuyucular zira pek sinirliyim)

Bu haberler sadece hukumet borazani medya kuruluslarinin zirvalamalarindan baska birsey degil. Hani nerde iyiye giden disiliskiler? hani nerde disislerinin halki icin yaptigi gelismeler? hani nerde vize icin cektigimiz cilelere cozum!??


Birkac ay kadar once yilbasi tatili icin nereye gitsek planlari yaparken aklimiza Avustralya'ya gitmek geldi. Hani yeni yila Sydney'de opera binasini yada limani izleyen bir yerde girsek fena mi olurdu. Hem firsattan istifade izinlerimizi kullanip Avustralyayi da gormus olurduk.


Tabii ki bizim kurdugumuz hayallerimizden uyanmamiz kisa surdu. Oncelikle Avustralya'nin bizden vize istedigini, bircok ulkeye verdigi online vizeyi bize vermeyip elcilik kapilarinda surundurdugunu daha sonra ogrendik!


Turkiye'nin disisleri supermis!!! pehhh... Kulahima anlatin siz onu. Bende bilirim diplomatik pasaportlarla vize sorunu olmadan o ulke senin bu ulke benim gezmeyi, gelin birde bizim gibi lacivert pasaport ile her yerde itilip kakilin da o zaman bu laflari soyleyebilirmisiniz gorelim! Yillar once rahmetli Özal'i ilaclamisti bir ulke giriste (sanirim Yeni Zelanda idi, ha Yeni Zelanda ha Avustralya ayni halt), o da gerisin geriye ucaga atlayip Turkiye'ye donmustu. Iste hala o noktada kalmisiz, bir ilaclamalari eksik bizi...


Hic unutmam birkac yil once Almanyadaki Turk buyukelciligini aradik maksat Prag yolculugu yapmak ve bizden vize isteyip istemediklerinden emin olmak, hani Almanya'da calisma vizemiz varya istemezler zannediyoruz. Elcilikteki gorevlinin cevabi kisa ve aci vericiydi;


"Bizden vize istemeyen kimse varmi be kardesim!!!"

Kici kirik, nefesi kokan Cek Cumhuriyetine gitmek icin bile dunyanin belgesini toplayip, birde elciliklerine ulasmak icin saatlerce tren yolculugu yapmistik. Adamlarin ulkesi sefildi, baskentlerindeki tren istasyonu bile bizim banliyolerdeki istasyonlar gibiydi ama gel gor ki bize vize sorma luksune sahiptiler...

Hatirlarsiniz bir diger yakin ornegini de yakinlarda Vietnam ile yasadik. Sefiller, aclar ama bizi vize icin surunduruyorlar...


Anlayacaginiz bizim disislerimizden bir halt olmaz, aksini dusunen varsa buyrun beri gelsin, yanlisim varsa duzeltirim.


Olan bizim yilbasi planlarina oldu... Avustralya buyukelciligi ebemizin adini bile sordugu icin vizeyi almamiz bir ayi buldu ve sonuc olarak ucuslar da, otellerde tamamen doldu. Daha da kimse demesin disislerimiz iyiye gidiyor diye, pardon ama "hangi ulkeden bahsediyorsunuz siz kuzum??"

Friday, October 1, 2010

Adsizlara seslenis

Bu yazi Adsiz’ima veya Adsizlarima ilk ve son seslenisimdir.

Adsizlar diyorum cunku iki veya uc farkli kisi oldugunu dusunuyorum acikcasi, yaptiklari yazim yanlislarindan, usluplarindan ve hakaretlerinden :)
Ve izninizle ilk ve son olarak buradan sesleniyorum gelmis gecmis tum adsizlara…

Birincisine “Kiskanc Adsiz” diyorum ben.

Sevgili Kiskanc Adsiz, oncelikle sunu belirtmeliyim ki, ben bu blogu seni, onu, bunu memnun etmek icin ya da gosteris yapmak icin acmadim – sen ister anla ister anlama. Bu blogu acisimdaki hatta acisimizdaki (farkettiysen blogun adi biradambirkadin yani bu blog bir cifte ait ve onlarin hikayesini anlatiyor) sebep ailelerimizi ve dostlarimizi kendimiz hakkinda haberdar etmek. Cunku sen her ne kadar inanmasan ve benim palavra attigimi dusunsen de!! (insaf be adsiz sendeki hayal gucu bende bile yok ya cok guldum buna, hadi palavra atiyorum da onca resmi hangi insan oglu toplayip boyle bir yalana alet edebilir insaf!) biz su anda Singapur’da yasiyoruz, kaldi ki bu da cok matah birsey degil, senin dediginin aksine ovunmuyor sadece tecrubelerimizi ve yasadiklarimizi paylasiyorum buradan.

Gezdigimiz, yedigimiz, ictigimiz ve hatta aldigimiz seyleri paylasip paylasmamak bana kalmis birsey, onun da iznini senden almayacagim! Nereye gitmisim, kac para vermisim, ne yiyip ne icmisim yazmamin tek sebebi olurda birinin yolu duserse bilgi sahibi olsun diye. Cunku ben bu yolla bircok insanin blogundan bilgi sahibi oldum. Eger ki dedigin gibi gormemis, ukala, zengin cocuguysam!! (kaldi ki ben bir gariban memur cocugu olarak buyudum, calisarak elde ettim herseyimi bu seni hic ilgilendirmez) “aman gormemisin teki bu” ya da “ukalanin teki” de gec git… Neden kendini bu kadar yoruyorsun bana laf yetistirmek icin? Isin gucun mu yok senin yahu, yoksa sende hayatta bir baltaya sap olamayip, bunun hincini oturdugu yerde onun bunun yaptigini kiskanip bahane bulanlarak cikarmaya calisanlardan misin?!

Gec bunlari adsiz, insanlarla ugrasacagina kendine bak, git hayatini yoluna koy kendi onune bak. Bana laf soylemekle ne sen buyuyorsun ne ben kuculuyorum. Zannettiginin aksine kimligimi saklamamin sebebi rezil olma korkusu ya da yazdiklarimin yalan olusu degil. Emin ol bugun cikip adimi da gogsumu gere gere yazarim suraya. Alnim ak yuzum pak, utanacak birsey yapmadim ben hayatimda… Ama acaba o zaman sen utanirmisin bana ettigin hakaretler icin? Kaldi ki beni yolda gorsen tanimaz belki gulumsersin bile yarin obur gun, tanimadigin bir insani bu kadar kiskanmak ve dis bilemek niye???


Ikinci adsiz ise “Takunyali Adsiz”… anladiniz siz :)

Sevgili Takunyali, gerci sen simdi cumlenin girisinde kullandigim kibarlik ifadesi “sevgili” sozcugunu hic farketmeyip direk “takunyali” dedigim icin bana hakarete girisirsin ama neyse… Zannedersem sana rast gelisim ya da senin bana rast geldigin o talihsiz gun! RTE’nin o akillara zarar cumlesi “alkol icmeyin uzum yiyin” e ait aciklamalari eksi sozlukte buldugum ve gulmekten gozumden yas gelen gunlere denk geliyor. Zira oradan alinti yaptim ki blog izleyicisinin de yuzu gulsun diye :) Bak ne iyi bir blog sahibesiyim aslinda ben guldugumde isterim ki izleyici de gulsun eglensin, bogazimdan gecmez yalniz yalniz :) Bu arada cehaletin ne boyutta bilemedigim icin aciklayayim, eksi sozluk herkesin yorum yazabildigi bir platform bende oradan alinti yaptim sadece. Istersen gir sende bir bak –tabii sizinkiler o siteyi de kapamadilarsa henuz- belki kendine gore eglenceli seyler bulabilirsin.

Isin garibi birde beni gizlice takiptesin ki sadece o yazida degil diger yazilarimda da ne zaman RTE’ye muhalif birsey desem – ki siyasi konulara deginmemeye ozen gosteriyorum cogunlukla – sen hemen atlar oldun. Sadece atlasan neyse, her orumcek kafali gibi birde agzindan kopukler sacaraktan kanli bicakli bir kavgaya girisiyor, baskalarinin senden farkli fikirlere sahip olabilmesine katlanamiyor, medeniyetten payini alamiyor ve kufure basvuruyorsun!! Ah be Takunyali keske ona buna sak sak yapacagina, keske kendini ve dini duygularini somurtturecegine biraz egitmeye calissan kendini her yonde. Mesela biraz arastirsan, okusan, internette birisine bir kucak kufur etmeden once senin yasadigin yeri, baglanti detaylarini ve IP numarani gorebilecegini bir bilebilsen!!!

Sen simdi IP numarasi ne onu da bilmiyorsundur, evet mi? Hic sasirmadim desem :) IP numarasi demek senin baglanti numaran demek sevgili Takunyali, yani adin soyadin adresin demek, yani sen demek. Demem odur ki, bugune kadar kufrettiklerini hep kulak ardi etmis olabilirim ama inan benim de sabrimin bir hududu var! Eger devam edecek olursan kufretmeye, tanidik avukat arkadaslarim da var ona gore!! Yani senden alacagim her kurus tazminati kilolarca uzum yiyerek harcariz haberin ola :)

Sozun ozu Takunyali, yazdiklarimi begenmiyorsan takibi kes, kimseye yalvarmiyorum nolur beni okuyun diye. Ama dersen ki “yazdiklarin yanlis, ben su noktalara katilmiyorum” diye, o zaman cik karsima mertce, oyle adsizligin ardina saklanmadan, saygi cercevesinde tartisalim buyur senin yorumlarina da yer vereyim. Agiz dolusu kufredip sonrada mal gibi deme bana “niye yayinlamiyorsun yorumlarimi cesaretin yok tabii” diye. Cesaretsiz ve cibilliyetsiz biri varsa aramizda o da sensin su durumda! Bir de ahmaksin ayrica bana ettigin bir araba kufuru yayinlayacagimi dusunebilecek kadar.

Sana son sozum su Takunyali, karsindakinin yasam tarzina hatta kafasindan gecen dusunceye bile tahammulun yoksa hic oksijen tuketme bu dunyada bosuna, muslumanlik hosgoru demektir hani nerede senin hosgorun?? Agzindan sactigin kopuklerle, hirsinla degil de insanligin ve hosgorunle ornek olmaya calissan insanlara, bak iste o zaman birseyler degisebilir belki…

Thursday, August 26, 2010

Adami dinden cikarirlar...

Bu kadar da olmaz ki kardesim...
Neden bir tane de adam gibi muslumanlik ornegi yok etrafta, neden hep dayatma ve zorlama ornekleri ile karsimiza cikmak zorundalar...

Kac zamandir maasimdan her ay bir miktar para kesiliyordu. Her seferinde o mu bu mu derken pek farkina varamadim ne oldugunun, tam bes ay oldu. Sonunda bu ay bu neymis bir bakayim dedim ki, o da ne! Neymis efendim Muslumanlar icin zorunlu fon olusturmuslar camilerin tamirati ve dini egitim veren muesseselerin giderleri icin. Bizde kuzu kuzu oduyoruz farkina varmadan. Ne sormak var ne bisey, adi yardim ama odemek mecburi, nasil yardimsa!!

Beynime kan yurudu gorunce. Siz kimsiniz, nasil bana sormadan kesersiniz bu parayi benden. Nereye gittigini bilmeden neden vereyim yahu ben parami size! Kaldi ki ben ne camiye giderim ne bisey. Yardim edecegim yeri ve zamani da ben belirlerim, size ne, bu ne boyle.

Hirsizliktan ne farki var bunun biri soylermi bana. Sucum ne musluman olmak mi? Yok dedim odemiyorum, musluman falan degilim ben, sadece kimligimde oyle yaziyor verin parami geriye. Zorla gunaha sokarlar adami ramazan ramazan yahu...

Hey siz Singapuru gorup bayilanlar, ah oh ne guzel diyenler, gorun bakin hersey gunluk guneslik degil burada :) Kotu yanlari da var yani... diyeyim dedim :)
Bir de en azindan guzelim ulkemiz henuz bu hale gelmedi, aman gelmesin de. Simdi hic propaganda yapiyor falan demeyin ama birazcik endiseniz varsa gelecegimize dair, sandik basina gidip “hayir” deyin size zahmet.
A.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails