Showing posts with label Kacirilmamasi Gerekenler. Show all posts
Showing posts with label Kacirilmamasi Gerekenler. Show all posts

Thursday, May 23, 2013

Hediye almak ne guzel :)

Gecenlerde writetomeoften in blogunda karsilasmistim Ofix.com urunleri ile. Gectigimiz haftalarda Gökhan bey ile iletisime gectigimizde kocaman bir hediye paketi gondermis sagolsun, icinden cikanlari gorunce agiz kulak mesafemin sifirlandigini soylememe gerek yok sanirim ;)


Ozellikle benim gibi kirtasiye urunlerine duskun kisiler icin birebir, fiyatlari da oldukca uygun tabii. Yurtdisinda daha onceden buldugum ancak Turkiyede bulamadigim bircok urunu de bu sitede buldugum icin daha da bir hosuma gitti sanirim. 
Firsatiniz olursa bir goz atin derim ;)

Friday, October 5, 2012

Dizi dizi diziler

Kimini yazip yayinlamamisim aylar olmus, kimini yazarken yarim birakmisim, kimini de yazayim deyip gecmisim baslamamisim bile...
En son ekranin basina oturup birini daha yazmaya niyet ettim, birde baktim ki eskilerden eksik kalan kalana...
Eh bu sebepten eski-yeni, yarim-butun tum dizileri toparlayayim dedim bu postta :) Sizinde begendikleriniz olursa aradan secer secer izlersiniz artik ;)

Ilk sirayi gectigimiz hafta basi baslayip hizlandirilmis bir sekilde (sanki pesimizden atli kovaliyor) haftasonuna iki sezonunu bitirdigimiz ve bitince de "iyi ama ne izleyecegiz biz simdi yaa" dedirten, ikinci sezonu simdilik bitirmis olsak da hala daha ruyalarimdan ejderhalari atamayisimin tek sebebi olan "Game of Thrones" a veriyorum.


Fantastik filmlere ve dizilere bayilanlar icin birebir. George Martin'in "A Song of Ice and Fire" serisinden duzenlenmis bir dizi ki ben bugune kadar bu seriyi ve hatta bilgisayar oyunlarini nasil gozden kacirmisim ona yaniyorum! Ilk firsatta kitaplar alinip okunacak, zira dizinin cekiminin sonlanmasina daha biraz var gibi :))

Adindan da anlasilacagi uzere dizi "Taht Oyunlari" uzerine. Oncelikle harika bir jenerikle basliyor, her seferinde kocakisisi ve ben ah su maket bizim olsa ne oynardik diye ic gecirdik :))
Yedi farkli kralligi bunyesinde toplayan kralin, ailesinin ve tum kralligin tum entrikalarini, alavere-dalaverelerini, akil almaz planlarini izliyorsunuz. Tabii bol miktarda fantastik detaylarla suslenmis sekilde :) Gerci fantastik detaylar haric bu yazdiklarim bol miktarda gunumuzde de var, asirlar gecse de insanlar degismiyor sanirim...
Kralin cevresindekilerin, basta ailesi olmak uzere, tek derdinin guc oldugunu ve insanlarin bu guce sahip olabilmek adina neler neler yapabilecegine sahit oluyorsunuz izledikce. "Yok artik" diyorsunuz, "yuh yahu bu kadarda olmaz!", "ne tahtmis kardesim millet yapmadigini birakmadi k.cini koymak icin" diyorsunuz :)


Dedigim gibi fantastik oykulere bayilanlar icin bulunmaz bir nimet bence, ve kesinlikle cok kaliteli bir yapim! Tum cekimler acik alanda ve gercek mevsimlerde cekiliyormus, zaten onun icin her sezon anca 10 bolum cekiyorlar. Ve birinci bolumden baslayarak insan soluksuz izliyor, hele hele her bolumun bitisi insani soka sokuyor. En beklemediginiz anda en beklemediginiz sey oluyor, kesin olur gozuyle baktiklariniz bir anda yerle bir oluyor falan... Suprizlerle dolu bir dizi yani :)

Tek dezavantaji var diyebilirim o da bol miktarda kan ve cinsellik icermesi. Bana sorarsaniz pek de abartilacak detaylar degildi ama birkac kez yemek yerken denk geldik istahim kapandi diyebilirim :) Ancak yine de hikaye oylesine harika ki bir sure sonra hicbiri goze gorunmuyor, sadece biraz SIKIN disinizi o sahnelerde derim ;)
Sonuc olarak kacirmayin diyorum! 
2. sezon bitti, 3. sezon Nisan 2013'de imis :( Bekliyoruz bizde simdi haci bekler gibi :D

Pek oyle film veya dizi incelemesi yapan/yapabilen bir insan degilim, hem cok fazla detay vermekten de hoslanmiyorum olurda ufacik birsey kaciririm agzimdan izleme keyfi kacar diye :) Onun icin eger dizi hakkinda detayli bir inceleme okumak isterseniz buyrun burada. Ama ben yine de diziyi izlemeden incelemeleri okumayin dizinin suprizi kacar derim ;)



******


Ikinci siraya herkesin agzindan dusmedigi icin nasil birseymis bu diye merak ettigim ve yine gectigimiz hafta can SIKINTISI ve bosluktan goz attigim "Once Upon a Time" i aliyorum. 
Tabii siralama dediysem yeni-eski sirasi bu, basari siralamasi degil yani :))


Bu dizi tek kelimeyle beni hayal kirikligina ugratti!

Belki Game of Thrones gibi bir efsanenin ardindan izledigim icin, belki de cogu yerde fazlaca abartilarak anlatildigi icin bilemiyorum. 

Dizide cocuklugumuzun peri masali kahramanlari gunumuz dunyasina geliyorlar. Kotu kalpli kralicenin dunyayi kastederek "mutlu sonlarin olmadigi cok kotu bir yere gidiyoruz, hayal edemeyeceginiz kadar kotu" deyisi bu dizideki en buyuk favorim sanirim :) Dogru soze ne denir!

Ilk basta hikaye ve karakterler ilginc gelse de bir sure sonra hikaye bogmaya ve ilerlememeye basliyor ne yazik ki :( Birde degisik olsun diye ugrasirken masallari sacma sapan sekillere sokmuslar, katletmisler yahu! Pamuk prensesi iyi ve guzel yapmaya calisirken biraz fazla ezik ve saf yapmislar mesela. Yakisikli prensinde ondan kalir yani yok boyle sumsuk prensmi olur. Sanirim benim en cok gozume giren (kotuleri pek sevmedigim halde) "Rumplestiltskin" oldu, ama onun da hangi masal kahramani oldugunu pek anlayamadim o ayri :)



Fikir guzel, karakterler guzel ama olmamis! 
Izlenmeyecek gibi bir dizi mi? degil ama ancak bosa harcayacak bol vaktiniz varsa...



*****


Ve ucuncu sirada Avram Usta'nin tavsiyesi ile bir goz atalim bakalim nasil birseymis diye basladigimiz ve bir iki aya 4 sezonu birden bitirdigimiz Castle var. Halbuki bep polisiyeleri, cinayetleri falan sevmem :)



Iyi ki de goz atmisiz, uzun zamandir zevkle izledigimiz dizilerden biri oldu. Dedim ya 4 koca sezonu bir cirpida bitirdik simdi 5.sezonu bekliyoruz :)

Unlu roman yazari Rick Castle ile cinayet masasi dedektifi Kate Beckett'in bir araya gelmesini ve farkli cinayet davalarini cozmeye calismalarini izliyoruz. Her bolumde farkli farkli bir cinayet davasinin cozumleniyor olmasi dizinin SIKICI olmasini engelliyor. Ayrica derinden derinden Kate'in hayati ile ilgili cok daha baska bir hikaye daha anlatiliyor dizide. Birbirlerine duyduklari ilgi ve Kate'in olmasi gerekenden cok daha fazla temkinli halleri yuzunden ikilinin bir turlu birlikte olamayislari da cabasi :) Yani isler gittikce ilginclesiyor...

Ilk sezondan itibaren cirkin ordek yavrusu Kate'in guzellesmesini izliyoruz bir yandan da :) Ayrica cok yakisikli cok yakisikli deyip durduklari Castle'in bariz belli olan gobegi ve inanilmaz zevksiz kiyafet secimleri cildirtip "neresi yakisikli bu adamin yahu" diye sorgulamaniza sebep oluyor :)

Sonuc olarak kesinlikle tavsiye ederim listemize Castle da giriyor. Izleyin pisman olmazsiniz ;)

*****


Son olarak da bir Kore dizisi ekliyorum, dizi kosesi olur benim blogumda da Kore dizisi olmazmi. Aslinda bu diziyi izleyeli neredeyse bir yil oluyor, yayinlanmamis bekliyordu, bahaneyle onu da ekledim listeye :)

"Secret Garden" yani Gizli Bahce Kore dizisi sevenlerin kesinlikle kacirmamasi gereken bas yapitlardan biri. Bir tesaduf sonucu birdenbire kendilerini birbirlerinin bedeninde bulan bir ciftin hikayesini anlatiyor. Bir yandan oldukca komik ve ilgincti, bir diger yandan da son zamanlarda en cok agladigim dizi bu oldu herhalde. Her seferinde aglamayacagim su Kore dizilerine diyorum yine aglamaktan yamuluyorum, eh ne yapalim adi ustunde drama!



Oyuncularin hepsi birbirinden yetenekli ve sevimli. Basroldeki dublor kiz "Gil Ra-Im" biz ona hep Ibrahim dedik tabii :)) inanilmaz basariliydi. Kim Joo Won rolundeki Hyun Bin'i ise ilk kez seyrettik ama bayildik, hemde pullu esofmanina ragmen :)) Ama sanirim benim favorim Oska oldu, onun o cocuksu hareketleri, safligi falan bitirdi bizi. Hatta hala daha arada aklimiza Oska'nin yaptiklari gelip kocakisisi ile guluyoruz :)) Gil Ra-Im'in karizmatik gorunmeye calisan ama sasi gozlu hocasi Im Jong Soo ise beni bitirdi yahu! Adam uzaktan pek bir "cool" gorunuyor ama yakindan sasi resmen, hep profilden ceksinler onu, ben baktikca gulmekten kendimi alamadim :)) Ama Ingilizceyi aksansiz konusmasiyla gonlumuzu fethetti o ayri ;)
Tabii birde Gil Ra-Im in Oska coraplari var ki olmazsa olmazlardanmis, Kore de ilk is onlardan aldim :) 



Dizinin tum oyuncularda oldukca iyiydi, bir an kahkahalarla gulerken diger dakika bir bakiyorsunuz bogaziniz dugumlenmis agladi aglayacaksiniz...
Her Kore dizisinde oldugu gibi dizinin sonunu yine becerememisler. Bu Koreliler super dizi yapiyorlar ama sonunu hep berbat ediyorlar, neden pek anlayamadim. Ama yine de bu izledigim en iyi sonlardan biriydi :)

Sonuc olarak izlenir mi? Izlenir tabii ki! Hele hele Kore dizisi duskunuyseniz sakin kacirmayin, ilk siralarda izlenmesi gerekenlerden biri derim ;)

Simdilik diziler bu kadar, umarim hosunuza giden olmustur, izlerseniz dusuncelerinizi paylasin merak ediyorum baskalari neler dusunuyor diye :)
Simdi gidip bir miktar daha izleyip biriktireyim sonra yine yazarim :)) 

Thursday, August 16, 2012

Ey izleyici dile benden ne dilersen...

Izleyici ibresi 400'u bulmus hatta gecmis bile...
Nerden geliyorsunuz, nasil artiyorsunuz, bolunerek mi cogaliyorsunuz bilemiyorum :D
Ama iyi ediyorsunuz ;)
Ne yalan soyleyeyim her blogcu gibi birilerinin yazdiklarimi ciddiye alip okumasi, yorum yapmasi ve hatta begenilerini iletmesi gururumu oksuyor hani :) Hatta sadece ben degil kocakisisi bile iyice baglandi bu bloga, gezerken ve fotograf cekerken daha sabirli artik "sunu da cek bloga koyarsin", "aa bak bu fotograf cok iyi oldu tam blogluk" diye cumleler sarfeder oldu :) Yeni yazi yayinladigimda "dur bakim okuyayim neler yazmissin" veya "yorum varmi yorum, insanlar ne demisler" diye heyecanlanir oldu :)

Ben her ne kadar yasadiklarimiz kayit altinda olsun, yurtdisinda ailemizin ve dostlarimizin bizden haberi olsun diye bu blog isine baslamis olsam da, zamanla blog kendi yolunu buldu ve hatta ilk basta planlamadigimiz kadar bir suru guzel insanla tanismama vesile oldu :) Benim deli zirvalamalarimi kim okur diye dusunurken birde baktim ki birilerinin hosuna gidiyor, bir digeri ofiste gune baslarken kahvesini bizim talihsiz seruvenler esliginde iciyor falan...
Yani anlayacaginiz insan kendini izleyicilerle daha iyi hissediyor, iyi ki varsiniz :)

Gecenlerde gorunce izleyici sayisi 400 olmus, kocakisisi basimin etini yedi "aa ne ayip hediye ver bari 400. izleyiciye" diyerekten. Ne yalan soyleyeyim hic aklima gelmemisti cunku ben hep burayi kendi oyun bahcem gibi hissediyorum, hani ne blogumun dogumgunu diyerekten kutlama ihtiyaci duyuyorum (laf aramizda cok sacma geliyor bana, nedir efendim blogun dogumgunu?!) ne de hediye verme ihtiyaci...

Ammavelakin bakiniz istek kocakisisinden geldi, eh bende bos durmayayim 400'un hatirina bir hediye olayina gireyim dedim, hem maksat muhabbet olsun. Dusundum dusundum ne hediye gondersem bulamadim :D

Once dedim ki buralara ozgu birsey olsun, hani turlu cesitli yiyeceklerden derleme yapayim, ilginc bir hediye ilginc bir deneyim olur diye ama sonrasinda da izleyicilere aciip birseyler yedirip kusturmayayim dedim :)))
Ardindan uzak doguya ozgu cay guzel bir fikir gibi geldi ama herkesin damak tadina uyarmi bilemedim...
Baska blogcular gibi incik boncuk isine girmek istemedim, erkek izleyicilere ne olacak degil mi? ama elimin tersiyle de kalan bayanlari itemedim...

Anlayacaginiz kafam karisti ben bir karar veremedim :D
Karari size birakiyorum, dusundum ki benim paylastiklarimdan veya sizin uzakdogu usulu daha once akliniza, gozunuze takilan herhangi birsey olabilir. Tabii imkansizi istemeyin karikaturdeki gibi olmasin :)) Cekilise katilmak isteyenler bu yaziya lutfen yorum biraksin birde hediye olarak akillarina gelen seyleri yazsinlar tabii ;)
Bu arada oyle yok efendim bloga izleyici olun, yok sulalenize de izlettirin, beni her yerde carsaf carsaf paylasin sansiniz artsin diye bir kural yok! Dileyen katilsin, maksat eglenelim ;)

Birde uc bes kisiden ses soluk cikiyor digerlerinden ses seda cikmayinca burada kendi kendime calip oynuyormusum gibi geliyor bana :)) Yorum yazin yahu cekinmeyin, bakalim neler cikacak ortaya ;)

Son olarak bizden kisa kisa haberler verip kacayim...
-An itibari ile tatilden yeni donmus bulunmaktayiz - cus demeyin ayip ayip :) Yani yeni bir gezi yazisi yakinda...
-Neredeyse haftasonu gelmis ama izin donusu ise baslamak kotu geldi valla. Persembeyi Pazartesi gibi hissediyorum :(
-Bayram gelmis catmis bile haberimiz yok, memlekette olmayinca da hic tadi olmuyor boyle seylerin!

Friday, July 27, 2012

Efsunlu bebekler

Bu siteyi kesfettigimden beri zaman zaman girip fotograflara bakmaktan ve hayal kurmaktan kendimi alamiyorum...
Cocuklugum boyunca bebek kolleksiyonu yapmis, onlara kiyafetler dikip yeni dizaynlar yapmis ben, sistemin carklarina takildigimi ve yanlis meslekte oldugumu dusunuyorum bu siteyi her ziyaret edisimde :)

Bebeklerin her biri el yapimi, her biri bir masal kahramani...








Hakikaten efsunlu gibiler.
Duruslari...
Hareketleri...
Bakislari...

Buyuklere oyuncaklar gibi sanki. 
Cocuklugun pembelere bogulmus, biraz fazla yapis yapis cocuksulugundan siyrilarak insanin icindeki buyumus cocuga hitab ediyor, izlemek ve incelemekten kendinizi alamiyorsunuz...



Bakislari, mimikleri, cocuksuluklari ve ayni zamanda kadinsiliklari buyuluyor...
Tepeden tirnaga tum detaylar ve ayrintilar da cabasi. Bir insan bunca detayi nasil dusunur, nasil hayata gecirir diye dusunmeden duramiyor insan.







Dedigim gibi her biri bir masal kahramani aslinda...
Iste beni en cok etkileyenlerden biri... 
Gercek Prenses masalindan bir alinti...
Yuzundeki masumiyete, gozlerindeki huzne dalip gitmemek elde degil.











Her birinin yuzundeki ifade, durusu, tasidigi detaylar bambaska...
Insanin hic bikmadan saatlerce tum detaylari inceleyesi geliyor, ve ben her seferinde yeniden hayran oluyorum her birine.



Detaylara, kizin vucudundaki kinalara bakarmisiniz, hayran olunmayacak gibi mi?



Ya durusu...



Bunu ilk gordugumde resmen gercek model ile cekilmis bir fotograf zannetim...



Bu da guzel ve cirkin masalindan alinti...




Ve Lolita daha iyi anlatilamazdi bence... Masumiyetin vucuda gelmis hali gibi...














Deniz altinda 20 bin fersahtan alinti gibi geldi bana...




Bu da Heidi olsa gerek...
Veya benim hayalgucumde oyle canlandi, goruyorsunuz ya kendi masalini bile yazdiriyor bu bebekler :)


Kulkedisi'nin bu versiyonuna bayildim :)




Ve binbir gece masallarinin Sehrazat'i...




Gobek danscisi da unutulmamis...



Ayrintilarin ve figurlerin guzelligine bakarmisiniz! Hele hele su durusu gercekten dans ediyor hissi vermiyormu insana :)






Bu Cinli kiz da en begendiklerimden biri :)




Bu da Marie Antoinette hissi uyandiriyor bende...




Ve digerleri...















Gunun birinde bol bol param oldugunda sanirim kendime ilk alacagim seylerden biri bu bebeklerden biri olacak :) Zira bebeklerin her biri onbinlerce dolar (!) degerinde...
Geleneksek Turk kadininin aksine mucevher yerine porselen bebek alma hayali kuran ve evdeki camli dolaplari bardak canakla degil de bunlarla doldurmak icin yanip tutusan tek deli benim herhalde :))

Sizde benim gibi bayildiysaniz bu bebeklere, yapilis detaylari ve daha bir suru farkli karakter icin buyrun adres; Enchanted Doll by Marina Bychkova

Keyifli bir haftasonu dilerim herkese :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails