Yok bu sefer bir Kore dizisi degil bahsettigim :)
Heroes, Lost, Prison Break ve House MD ile baslayan Amerikan dizisi izleme aliskanligimizdan vazgeceli cok olmustu halbuki. Heroes baymis, Lost SIKMIS, Prison Break'den bir kendini bilmez yuzunden tiksinmis, House MD'nin de yeni sezonlarini bekleyecek sabri kendimizde bulamamistik :)
Ustune ustluk henuz lacka olmamisken izledigimiz bu diziler, memleketimin yerli dizi bagimliligina birde yabanci dizi firtinasi olarak eklenince daha da bir sogumustuk. Insan her gun memleket gazetelerinde bu dizilerle ilgili sacma sapan haberleri gorunce dizilerden de, oyunculardan da tiksiniyor yahu :))
Uzun lafin kisasi eli etegi cekmistik Amerikan dizilerinden bu sebeplerden dolayi. Uzun zamandir ilk kez bizi bu kadar heyecanlandiran ve keyifle "bir bolum daha atalim mi? dur obur bolumun de basina bir bakalim oyle yatariz..." seklinde uykusuz ve gozumuzu kirpmadan izledigimiz bir dizi daha bulduk :)
Alcatraz dunyanin en meshur hapishanelerinden biri. Dizi de bu hikaye uzerinden ilerliyor.
60'li yillarda hapishanedeki 300 kusur mahkum ve diger hapishane personelinin bilinmeyen bir sebeple ortadan kaybolmasini, ve 2012 yilinda hepsinin tek tek birden bire ortaya cikmasini anlatiyor.
Isin ilginc yani aradaki 50 kusur yillik farka ragmen hicbirinin fiziksel olarak degismemis olmasi...
Basrollerde Lost'dan hatirladigimiz "Hurley" nin olusu ve bilinmez olaylar orgusu oldukca "Lost" vari olsa da ilginc olaylar ve hikaye kendisini izlettiriyor simdilik. Diger basrol oyuncusu Sarah Jones'un daha once pek fazla bir yerlerde gorulmemis olmasi ise bir arti bence. En azindan baska bir karakterle ozdeslesmemis bir yuz benim icin :)
Sonuc olarak izleyin pisman olmazsiniz diyecegim bir dizi ;)
Polisiye, kacmali-kovalamali film ve dizileri sevmeyen ben bile bayilarak izlemekteyim...