Showing posts with label Bana dair. Show all posts
Showing posts with label Bana dair. Show all posts

Sunday, April 21, 2013

Haftasonu Naneleri ve Yeni Kitap Ayraclarim

Hava sabahtan gulcemalini gosterip sonrasinda bize sirtini donup butun gun yagmur yaginca, birde ustune kucuk kardes elin sumsuk sumuklu oglani icin beni sativerince Pazar gunu evde gecti.

Ben de firsat bu firsattir deyip bir suredir aklimda olan Japon kizi seklindeki kitap ayraclarimi hazirlayayim dedim.

Bu Japon kizi seklindeki kitap ayraclarim gecen seferkilerden biraz farkli. Gecen sefer yaptiklarim tamamen katla yapistir seklindeydi ancak bunlar tamamen hazirdi. Eee neyini hazirladin derseniz, kestim yapistirdim sadece :))
Kizlari nerden bulduguma gelince... Singapurda aldigimiz kagit pecete kutularindan kestim! Ne yapayim oyle ciciydiler ki kutulari oylece cope atmaya kiyamadim :)))

Nasil ama fena olmamislar degil mi?









Friday, March 22, 2013

Memleket Halleri 2

Memleketten fersah fersah uzaktayken bakip bakip en cok ozendigim seylerden biri kitapcilari rahat rahat gezen, yeni cikan kitaplari hemen alan ve kitap fuarlarinda vakit geciren blogculardi. Eh kolay degil biz eldekilerle idare etmek, onlar da bittiginde simdi ne okusak diye hayiflanmak durumundaydik :)

Bu sebepten dolayi Bursa kitap fuarinin bizim burada olusumuzla ayni zamana denk gelmesi altin degerindeydi benim icin. Ayagimizin tozuyla attik kendimizi fuar alanina :)

Attik kendimizi atmasina da fuar alanlari neden boylesine cehennemin dibine yapilir, neden memleketimin degerli (!) belediyeleri belediyecilik gorevlerini hakkiyla yerine getirmeyip adam gibi ulasim ve servis ayarlamaz sorgulamadan edemedik. 
Gorunen o ki aradan ne kadar zaman gecerse gecsin pek birsey degismiyor ulkemde, kitap okuyorsan verilen cezayi kabullenecek surum surum suruneceksin!

Herseye ragmen fuar alanina vardik, azimliydik kitaplardan bizi kimse koparamazdi :)

Fuar alani ana baba gunuydu desem yanlis olmaz acikcasi. Iyi birsey mi yoksa kotu birsey mi tam emin degilim aslinda. Durum su ki; kitap fuari suresince okullar ogrencilerini otobuslere doldurup doldurup kitap fuarina goturduler. Bunun ardinda yatan dusunce cocuklara kitaplari ve kitap okumayi sevdirmek ise ne mutlu bize, genclikten umutlu olalim belki birseyler degisir...
Lakin gercek amac bunun disinda birseyse - aklimdan gecenler pek bir cirkin kaldi yazdigim halde sildim, ben oyle dusunmeyi yakistiramadim ki umarim kimse de oyle bir dusunceyle davranmamistir - yazik olur, sirf kuru kalabalik yaratmaktan oteye gecmez.


Kalabaliga, soguga, mesafeye ragmen kitap fuarina gitmek, kitaplara dokunup sayfalarini karistira bilmek, uzun sureli ozlemimizi biraz olsun dindirebilmek adina guzeldi bizim icin.

Kendimi tutmasam, birde karun kadar zengin olsam tabii :)) tum fuari cantaya dolduracaktim ya tuttum kendimi. Fuarin ganimetleri 5 kitapla sinirli kaldi benim icin. Uzun zamandir hasretle bekledigim Yedinci Gun-Ihsan Oktay Anar cantada yerini alan ilk kitap oldu, sonrasinda Limonlu Pastanin Siradisi Huznu aldi cantadaki yerini. Hep istedigim ama bir turlu firsat bulamadigim Iskender Pala ile tanismam bu sefere kismetmis, bakalim memnun kalacakmiyiz birbirimizden. Ardindan birde baktim ki Schrödinger'in Kedisi atlayivermis benim cantaya, hic sesimi cikarmadim devam ettim yoluma :)) Son olarak Can Dundar'in Uzaklar kitabini elime aldim ki birakamadim bir daha yerine, uzaklarin, gitmelerin kitabi olur da ben okumazmiyim.
Tum bunlarin ustune en cok Uykusuz'un onunde vakit gecirdik sanirsam, ihtiyacim olmadigi halde oo cok lazim diyerekten kendimi kandirip cantaya attigim kedili urunler de cabasi :)

Sonuc olarak bu guzel tesadufle yapilacaklar listemizdeki bir secenegi daha planlanmamis dahi olsa tamamlamis bulunduk. Soguk hava ve insanin iliklerini dondururcasina esen ruzgarda fuar alanina yurumek zorunda kalmak ertesi haftayi komple bitirip hastalik sebebi ile beni gunlerdir yatak yorgan yatmaya mecbur etse de durumdan memnunum mutluyum, yine olsa yine giderim yine gezerim :)

Sunday, February 24, 2013

Alisveris Terapisi

Alisveris turlarini anlatmaya devam... 
Bir onceki post biraz fazla renkli mi kacmis ne :))) Neyse geriye daha usturuplu, agir basli parcalar kalmis, daha fazla pembe yok endise etmeyin :)

Ilk olarak taa yilbasi ustu "kendime dogumgunu hediyesi" bahanesiyle aldigim ve bir turlu firsat bulup da paylasamadigim Japon kaselerim gelsin :)

Japonlara ilgili cogu seye bayiliyorum ama is tabak canak olunca daha da bir aklimi celiyor ne yalan soyleyeyim :) Daha once de kendimi tutamayip japon tarzi kaselerden almistim lakin bu seferkiler farkli. Bunlar daha ozel ve el yapimi, kutulari bile kendisini farkettiriyor...
Paketlenmeden ve kutulara girmeden fotograflayip bloga koyayim dedim, insallah guzel gunlerde guzel sofralarda eslik edecekler bize :)




Kucuklerden mi alsam, buyuklerimi alsam, hangisini kullanirim derken kocakisisi bir guzellik yapip "iki seti de al takimi bozma" deyiverince, iki set birden bizimle birlikte eve geldi :)
Nasillar ama cok guzel degiller mi?


Gectigimiz gunlerde China Town da dolasirken, ne zamandir almayi dusundugum sise kiliflarinda indirim oldugunu goruverince dayanamayip onlardan da aldim :)

Cinlilerin geleneksel kiyafeti "Cheongsam" seklinde dikilmis bu sise kiliflarini ilk gordugum anda bayilmistim. Ozenli ve suslu sofralarda, davetlerde oldukca hos bir detay olur diye dusunuyorum.
Gerci bu siseler sadece sarap siselerine ozel dizay edildigi icin ben evdeki normal siseye gecirmeye kalkinca hem sigmadi hemde ne oldugu pek belli olmadi, eh idare ediverin artik :)))




Indirimleri cok seviyorum demismiydim? 
Indirim sagolsun ne zamandir istedigim zarf cantalarin ucunu bir canta fiyatina aldim :))
Bir tane almak niyetiyle gidip ucunu birden tek canta fiyatina bulunca aklim sasti, bir baktim cantalarin ucu birden torbada benimle eve gelmis bile :)))



Alisveris cilginligini burada tamamlayaraktan hayata kaldigim yerden devam etmekteyim simdi :)

Iyi pazarlar olsun hepimize...

Tuesday, February 19, 2013

Bir Alisveris Cilginligi Hikayesi

Bastan uyariyorum bol fotografli ve alisverisli bir yazidir ona gore kendinizi sakinin, okuduktan sonra kendinizi carsiya pazara atip gereksiz harcamalarda bulunmayin :)))

Cogunuzun bildigi gibi dunyanin taaa bir ucunda yasadigimiz, oradan oraya kaplumbaga misali gezindigimiz ve yerlesik bir duzen sahibi olmadigimiz icin alisveristen mumkun oldugunca kacinirim. "Hadi canim" demeyin hakikaten oyle ;) Singapur'a iki bavul, dort kutu geldik oyle de gitmemiz lazim diyerekten bazen ben kocakisisini bazen de o beni durdurur birseyler alirken.

Malumunuz tasinmaydi, toplanmaydi derken elime gecen cogu seyi attim "Bu gereksiz, bu eski, bunu niye saklamisiz bunca zaman..." diyerekten. Ammavelakin atilanlarin yerine yenilerini koymasak da olmaz degil mi :D Hep aklimda olan, gozume takilan (daha dogrusu once gozume sonra aklima takilan), sunu da alayim dedigim bir kisim seyi almak icin bulunmaz bir firsat yarattim kendime anlayacaginiz :))

Tasinma, is-guc stresini de boylece atip kendi kendime alisveris terapisi yaptim o da ayri:)
Alisveris turuna basliyoruz hazirsaniz ;)

Bu ufakliklar Singapur'a ilk geldigimde hatira olarak aldigim Japon bebekler. Aslinda aynisindan ilk gelisimde de almistim ama buranin iklimi ve ortami malum, bebekler sirf kagittan oldugu icin dolapta durdugu muddetce ufak kurtlar ve bocekler kemirmis onlari. Gecen elimi bir attim ikisinin de suratlari yenmis kalmamis :))))
Eh sonuc malum yenilerini alip hatiralik saklamak lazimdi...


Uzakdogunun, Cinlilerin ve Japonlarin sans sembollerinden biri; Maneki Cat.

Singapur'da neredeyse her hediyelik esya dukkaninin baslica elemani kendisi, uzakdogunun olmazsa olmazlarindan, el sallayani var, sarki soyleyeni var, kumbarasi var, var oglu var :)



Kucuk kardes kendisininkini kaybetmis, ona alirken kendime de bir tane almadan edemedim. Hem kedi hem pembe daha ne olsun :)
Gercek kedi alamayinca durum budur bizde, simdilik anahtarlikla idare edicez artik :)



Daha once bahsetmistim Daiso'dan. Daiso her turden esyanin oldugu harika bir dukkan, oraya girince kendimi kaybediyorum resmen herseyi alasim geliyor :)
Ozellikle de en cok vakti kirtasiye urunleri ve mutfak urunlerinin oldugu reyonlarda harciyorum sanirim.

Buyrunuz kirtasiye cilginligimdan ornekler, kabartma ve sekilli delikler yapan bu aletlerden uzun zamandir istiyordum. Sonunda benim olduklarina gore artik daha renkli ve sekilli kartlar, kitap ayraclari ve daha bilimum seyler yapabilirim :)



Ve tum kirtasiye duskunlerinin sevgilisi, bir almaya baslayinca insanin kendini durduramadigi "masking tape" ler, turkcesini bilen ve bildiren olursa pek hora gecer :)))



Benim gibi pembe ve yumusak tuylu seylere bayilan bir deli icin bulunmaz bir guzellik bu kalem, ama oynamaktan birsey yazamiyorum o ayri :))
Yok canim cocuk gibi bunu gidip almadim, yaptigim alisverisle esantiyon geldi ;) Tabii birde isyerinde falan kullanmam mumkun degil - karizmam cizilmesin hahaha :)



Kirtasiye urunlerini boylece tamamlayip kozmetige gecis yapiyoruz simdi.
Bu makyaj cantasi setini goruverince almamazlik edemedim, pek guzellerdi kendileri.
Eski makyaj cantamin Singapur'un nemli havasi sebebiyle kuflenmis olmasi da bahanesi oldu tabii :)



Biliniz bakalim bu kucuk baykuslar ne??



Bu ufakliklar benim yeni parfumlu krem kutularim oluyor! Cok cici degiller mi?
Daha once de Kore yazimda bahsetmistim bu kremlerden ve Etude House markasindan. Koreliler kozmetik konusunda oldukca iyiler, sansliyiz ki Etude House Singapur'da da var ve bende firsat buldukca faydalaniyorum onlarin urunlerinden :)
Bu minikler de kocakisisinin hediyesi soylemeden gecmeyeyim ;)




Uzakdogu'da yasayanlar, gezenler bilir Hello Kitty buranin olmazsa olmazlarindan!
Hello Kitty hayraniysaniz bu kismi okumadan atlayin, ustunuze de alinmayin derim ;)
Bana sorarsaniz ben hic hoslanmiyorum kendisinden, hatta o kadar cok maruz kaldim ki nefret ediyorum diyebilirim :))
Kucuk kizlar icin neyse de koskoca kadinlarin anaokulu cocugu gibi Hello Kitty'li kiyafetler giymesi, Hello Kitty esyalari kullanmasi bana sacma ve hatta simarikca geliyor. Hatta gecenlerde "Hello Kitty ölsün" diye bir karikatur gordum kafasi gozu dagilmis bir Hello Kitty cizmisler, pek guldum - kotumuyum neyim :D

Lakin seker dolu bu Hello Kitty kutulari ailenin ufakliklarina hediye olarak alindi, maksat cocuklar sevinsin yapacak birsey yok :)





Sekerden acildi konu sekerden devam edelim...
Buyrunuz donut seklindeki kablo saricilar. Telefonun, MP3 calarin ve daha bilimum elektronik aletin kablosunu toparlamak icin birebirler. Tek kotu yani donut sekline baktikca insanin cani donut cekiyor bir sure sonra :)


Daiso'da en cok vakit gecirdigim reyonlardan biri mutfak malzemeleri demistim degil mi?
Son gidisimde aklimdaki birkac kalibi birden dayanamadim aldim :)



Yeni kaliplarimla cikolatalar ve truffler cok daha guzel olacak artik :)


Bu kaliplar da yumurta kalibi aslinda ancak ben bircok sey icin kullanabilirim diye dusunuyorum.
Burada yumurta gunluk mutfagin vazgecilmezlerinden. Bu kaliplari da haslanmis yumurtalari sekillendirmek icin kullaniyorlar ki yumurta sevmeyen cocuklar icin oldukca etkili olabilir kanisindayim :)



Ve son olarak da Japon mantisi "Gyoza" icin kullanilan kalibi da ekleyip kaciyorum.
Bizim mantilar icin oldukca buyuk olur bu kalip ama Gyoza icin kullanmanin yanisira cig borek ve turevleri, ayrica ravioli yapmak icin oldukca kullanisli olur fikrindeyim.


Alisveris cilginligim bitti diyemiyorum :)
Tek bir yaziya ancak bu kadarini sigdirdim, devami yakinda...

dip not: fotograflar ic mekanda ve beyaz isik altinda cekildigi icin biraz parlak ve kotu cikti, zira beklenmedik bir sekilde Subat ayinda Singapur yagmurdan pacayi kurtarmadi, eh gunes isigi olmayinca da ic mekan isigina kaldik idare ediverin artik ;)

Monday, January 14, 2013

Oradan Buradan

En son sessiz carsambalarda kalmisim yine, ha yazdim ha yazacagim derken hafta basi geldi bile. Halbuki Cuma yazacaktim, yok Cuma olmadi Cumartesi yazarim dedim, o da olmadi Pazar gecesi... 
Su nerde inek icti, inek nerde daga kacti misali benim planlar yandi bitti kul oldu gitti :))

Yilbasi kart etkinligimizin kartlariyla doldu tasti posta kutumuz son birkac haftadir :)
Resmen hediye kutusu acan cocuklar gibi hergun is donusu kostur kostur actik posta kutusunu. Kendimden vazgectim kocakisisi bile nasil hevesle ve mutlulukla kucakladi kartlari anlatamam :)
Kart gonderen herkese buradan birkez daha tesekkur edeyim, mutlu ettiniz bizi...


Hic planlanmamis beklenmedik bir kartimiz daha vardi ki onu da ayrica paylasmadan edemedim. Simdi masamizi susluyor bu guzellik, bakarmisiniz su zarafete...
Tekrar tesekkurler Olcay :)




Is guc bir yana gunlerdir sesimin solugumun cikmamasinin sebeplerinden biri de yeni cizim tabletime kavusmus olmam. Aklimda yazacak onlarca sey vardi hepsi birikti halbuki ama interneti filan unuttum, kendimi kaybetmis sekilde cizip cizip boyuyorum. Uzun zamandir istedigim, hep ihmal ettigim hobime yeniden kavustum sayilir, simdi tek eksik bol bol pratik yapip tadini cikarmak :)



Kalem hakimiyetim biraz artinca ve birde siz gulmemeye soz verirseniz :)) karaladiklarimi da paylasirim belki ilerleyen zamanlarda.

Pazar gunune ise bol cicek bocekli ve 600 kusur fotografli bir gezi sigdirdik, pek keyifliydi. Fotograflari ayirabildigim ilk firsatta anlatirim onu da artik :)

Bizden haberler boyle, sizde ne var ne yok??

Monday, December 24, 2012

Japon Sans Bebekleri: "Kokeshi" ler

Hemcinslerime kiyasla cok fazla alisveris duskunu bir insan degilim. Zaten o ulke senin bu ulke benim gezerekten kaplumbaga misali evimiz sirtimizda yasadigimiz icin de pek anlamli olmuyor cok fazla alisveris yapmak. Sonrasinda ben bunu nereye koyacagim diye kara kara dusunuyor insan...

Ancak alisveris duskunu degilim dediysem hic alisveris yapmiyorum da demedim tabii :) Hemcinslerime kiyasla dedim sadece - her carsiya pazara ciktiginda kendisine birsey almadan eve donerse strese giren arkadaslarim var benim dusunun yani ;)

Ben mumkun oldugunca az ve ozlu seyler almayi tercih ediyorum. Birde son zamanlarda buraya ozgu, uzakdogu motifleri iceren objeler almaya taktim kafayi o kadar. Gecenlerde bahsetmistim kendi kendime erken dogumgunu ve yilbasi hediyesi aldim diye :) Tabaklarimi henuz kutusundan cikarmaya kiyamadim bile bir ara fotograflarini cekecegim umarim. Tabaklarin yaninda birde bu ufakliklardan aldim kendime.


Bu bebekler Japonlara ozgu ahsap sans bebekleri diger adiyla "kokeshi dolls". Kokeshi bebekleri Japonlarda yeni dogan bebege sans ve bircok guzelligi yaninda getirsin diyerekten hediye olarak goturulurmus. Benim en cok hosuma giden kismi ise bu bebeklerin tamamen ahsaptan ve el yapimi olmalari. Ben ilk kez Singapur'a geldigimde bunlari gorup cok begenmis ve kucukkardese hediye olarak almistim. Ama sonrasinda kendimin de bunlara bagimli olacagimi dusunemezdim :)

Kimmidoll markasi altinda satilan bu bebekler ilk gordugum zaman daha cok kucuk kiz cocuklarina hitap eden figurler gibiydi ama son zamanlarda daha modern ve zarif olanlarini uretmisler iste bu yuzden kendime de birkac tane almadan edemedim :)
Bakarmisiniz su zariflige... 


Iste benim kendime aldigim iki ufaklik bunlar; Honoka (mavili olan) ve Nobuko (kirmizili)



Tabii ben anahtarlik versiyonunu aldim, biblo gibi evde tutmaktansa anahtarligima cantama falan takmak daha hosuma gider.


Daha baska modelleri de var goz koydugum ama simdilik Singapur'da bulamadim. Mesela su cherry blossom'lu olanina bayildim! Pembe sacli olanina ondan daha cok bayildim hatta :)

 
 Bu siyaz-beyaz olani da kesinlikle alinacaklar listemde :)


Gorunen o ki ben bu ufakliklardan birkac tane daha almadan duramayacagim :)) Sadece bebeklerle veya anahtarlikla kalsa iyi, ek olarak oyle guzel urunler yapmislar ki icim gitti demeye gerek varmi bilemiyorum :)
Ozellikle takilari bir harika. Takilarin yani sira cuzdanlar, aynalar, makyaj ve taki cantalari, kalemler, ajandalar ve daha neler neler... Insanin kendini kaybetmemesi mumkun degil, hele hele benim gibi kolleksiyoncu bir ruhu varsa :)





Tabii kendime alirken kucukkardesi de ihmal etmedim, tam ona gore genc kiz versiyonlari cikmis :)



Bu da kucukkardesin...


Ve bu da ilk kez kucukkardese aldigim diger kimmidoll, yenilerine nazaran ne kadar cocuksu duruyormus meger :)




Aralik ayi etkisiyle bu siralar bol bol alisveris yazisi yazacagim sanirim :)

Guzel bir hafta dilerim herkese...

Sunday, December 23, 2012

Yilbasi halleri

Son gunlerde isleri rölantiye aldim, biraz daha tadini cikararak yasiyorum hayati. 2013 tum hiziyla gelmekte nasil olsa, kosturmak icin yeterince sebebim olacak yeni yilda. Yani firtina oncesi sessizlik bu bir nevi :) Eh bende tadini cikariyorum mumkun oldugunca.

Haftanin birkac gunu evde calisiyorum, yol telasesi olmadan is stresi olmadan. Kosturmacadan kalan bos vakitleri de kendime ve kocakisisine ayiriyorum. Uzun zamandir aklimda olan ama yapmaya vakit bulamadigim seylerle ugrasiyorum mesela. Yilbasi kartlari ve kitap ayiraci Japon kizlar derken elim bir turlu ayrilmadi kagittan, makastan, yapistiricidan :) Evdeki "craft" cilginligi devam ediyor.

Yilbasi agaci suslemeyi pek sevmesem de heryerde suslemeleri gorunce bizimde kucuk de olsa bir agacimiz olsun, yeniyil geliyor havasini hissedelim diye kollari sivadim, kestim yapistirdim...

Buyrunuz bizim cakma yilbasi agaclarimiz :) 
Hem kartondan hemde bir karis boyuttalar, cevreye de zararsizlar hani yani ;)



Uzun zamandir aklimda olan ama vakitsizlikten yapamadigim bir diger sey de "cizmek" idi.
Aklimda onlarca sey var hayata gecirilmeyi ve cizilmeyi bekleyen ama once pratik yapmak lazim :)
Pratik yapmaya Totoro ile baslayayim istedim, sizce nasil olmus ilk dijital cizimim?


Bu da Totoro yilbasi versiyonu :)



Guzel ve keyifli bir pazar dilerim herkese :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails