Aradan 20 kusur yil gecmis ama bizim ulkede hicbirsey degismemis gibi gorunuyor...
Ilkokul 2 de yada 3 deydik o zamanlar. Gariban bir mahalle mektebiydi bizimkisi, gerci o zamanlar boyle cok kolejler, ozel okullarda yoktu ya ortalikta, neyse. Hatta annem yillar gecip gittikce yari iclenerek yari alayla "seni Ataturk gibi mahalle mektebine verdim, buyuk adam olman lazim" der hep.
Bir mahalle mektebi ki siniflari sobayla isinirdi, hani dersin ortasinda kalkip sobaya odun atardik ates gecmesin diye...
Bir mahalle mektebi ki sinifin yarisindan cogu bitliydi. Bitler garibanlik madalyasi gibi dizilirdi en garibanlarin kafasinda dizi dizi...
Bir mahalle mektebi ki simit ayrandan baska birsey girmezdi kapisindan, yoktu o zamanlar, fazlasi da ayipti zaten olan bile yaninda getirmezdi...
Anlayacaginiz bastan asagi gariban ailelerin gariban cocuklariyla doluydu...
Zaten ne oluyorsa hep garibanlara olmuyormu bu dunyada!
Lutfeder gibi paket paket findiklar dagitildi siniflara. Cocuktuk en varliklimiz bile tok evin ac kedisiydi, findik gormemis gibi yedik. Cocuktuk egrisini dogrusunu dusunmedik bile. Cocuktuk fiskobirligin ambarlarinda kuflenmis, tarihi gecmis findiklari hediye sandik yedik...
Ve ertesi gun zehirlendim... Dedim ya cocuktuk sevindim okula gitmeyecegim diye!
Sabah haberleri okurken icim acidi sutten zehirlenmis zavalli kucukleri gorunce.
Bir memlekette hic mi birsey degismez? Aradan gecen 20 kusur yila ragmen. Ve hep mi garibanlar oder bedelini, hep mi cocuklar oder? En dogal hakkidir sut icmek bir cocugun. Ve once ona muhtac hale getirip insanlari, sonrasinda da is! yapiyormus gibi nasil zehirlerler zavalli yavrulari?
Olanlara uzulmek yok, utanma yok anladik da zeytinyagi gibi uste cikmalari da cabasi!!












































